Köpek Forumları

Köpek Sağlıgı ve Bakımı

BEYKOZ BARINAĞINA ACİL YARDIM! -
İLETİDİR. BEYKOZ BARINAK GÖNÜLLÜLERİ ADINA MERHABA, SEVGİLİ ARKADAŞLAR VERMİŞ OLDUĞUNUZ DESTEKLER İLE ÇOK SAĞ OLUN BUGÜNE KADAR GELDİK GÖNDERDİĞİNİZ MAMALAR İLE ÇOCUKLARIMIZIN SOĞUK KIŞ GÜNLERİNDE KARNI DOYDU BEBEKLERİMİZİN ALTLARINA SERDİĞİMİZ KUMAŞLAR ,KAZAKLAR,YASTIKLAR İLE KÜÇÜCÜK BEDENLERİ AZ DA OLSA ISINDI HEPİNİZDEN ALLAH RAZI OLSUN ,KIŞ AYININ ŞU SON GÜNLERİNDE TEKRAR BİR TAKIM EKSİKLERİMİZ GÜNDEMDE HİÇ MAMAMIZ KALMADI ACİL DESTEĞİNİZE İHTİYACIMIZ VAR YARDIM ETMEK İSTEYEN ARKADAŞLAR LÜTFEN BİZİMLE İRTİBATLAŞIRSANIZ ÇOK SEVİNİRİZ. SEVGİLER, ACİL İHTİYAÇ LİSTEMİZ YAVRU VE YETİŞKİN KÖPEK MAMASI BEBEKLER İÇİN SÜT GAZETE-KARTON KULLANMADIĞINIZ YÜN KAZAK-BATTANİYE-POLAR ÖRTÜ-ÇARŞAF,MİNDER VS. HASTA ALTI BEZİ (BAĞLAMALI OLAN DEĞİL DÜZ OLANDAN) STERİL AMELİYAT ELDİVENİ (8 NUMARA) VE MUAYENE ELDİVENİ (M-L BEDEN) BEYKOZ BARINAK GÖNÜLLÜLERİ ADINA NESRİN ERKİŞİ 🔒 Üyelere Özel CEREN SUNGU 🔒 Üyelere Özel


köpek korkusu -
4 aylık biraz irice alabay sahibi oldum uzun ugraşlardan sonra ama insanlardan bıktım yaşadıgım semtte sokakta yaşayan onlarca köpek varken kimsenin sesi cıkmıyor.ama ben köpegimi sabah erken saatte ve gece gezmeye cıkarttıgımda bazen selbest bıradakıyorum suc oluyor kaç kez insanlar ile kavga ettim ama işi cözdüm artık boynundaki tasmayı tamamen cıkartıyorum insanlar onuda sahipsiz sanıyor ve bana bişi diyemiyor istedigi kadar geziyor dolaşıyor sonra cagırıyorum tasmasını takıp bahceye salıyorum benim gibi böyle sorunu olan arkaslara tavsiye ederim ama siz genede tasmasız gezerken gözünüzün önünden ayırmayın birisi sahipsiz sanıp almaya kalkmasın.


köpek korkusu -
4 aylık biraz irice alabay sahibi oldum uzun ugraşlardan sonra ama insanlardan bıktım yaşadıgım semtte sokakta yaşayan onlarca köpek varken kimsenin sesi cıkmıyor.ama ben köpegimi sabah erken saatte ve gece gezmeye cıkarttıgımda bazen selbest bıradakıyorum suc oluyor kaç kez insanlar ile kavga ettim ama işi cözdüm artık boynundaki tasmayı tamamen cıkartıyorum insanlar onuda sahipsiz sanıyor ve bana bişi diyemiyor istedigi kadar geziyor dolaşıyor sonra cagırıyorum tasmasını takıp bahceye salıyorum benim gibi böyle sorunu olan arkaslara tavsiye ederim ama siz genede tasmasız gezerken gözünüzün önünden ayırmayın birisi sahipsiz sanıp almaya kalkmasın.


Sakat Köpekler de Köpek! -
Adamin birisi dükkaninin önüne satilik yavru köpekler yazan bir ilan yapistirmis. Bilirsiniz böyle ilanlar çocuklarin çok dikkatini çeker. Adam ilani yapistirirken çocugun birisi içeri dalmis ve adama ; "Pardon amca köpekler kaç para ? " demis. Adam da tanesi 25 milyon demis , çocuk ceplerine bakmis ve cebinde 1-1.5 milyon parasi varmis , adama dönmüs yeterli param yok ama yavrulari görebilirmiyim ? demis. Adamda tabi ki demis ve islik çalmis, kulübeden önce gülze bir disi yavru çikmis sonra kuyrugunu sallaya sallaya bir erkek yavru çikmis ondan hemen sonra da bir küçük yavru topallayarak çikmis , çocuk topallayan yavruyu görür görmez adama ben bu yavruyu istiyorum , param yetismiyor ama sonra çalisip size tüm borcumu öderim demis. Adam o yavrunun dogustan kalça kemiginde bir problemi oldugunuve iyilesemiyecek oldugunu , onu almasinin çok mantiksiz bir haraket olacagini söylemis. Çocuk sinirlenmis hayir ben onu istiyorum diye diretmis adam da madem onu bu kadar çok istiyorsun ben sana onu bedavaya veriyorum . Çocuk gözleri dolarak hayir ben onu alacagim ve size 25 milyonu ödeyene kadar her ay para getirecegim . Adam çocugun gözlerinin doldugunu görünce iyice sasirmis ve sormus ; " Bak bu köpekle digerleri gibi kosup oynayamazsin niye bu kadar israr ediyorsun ? " deyince , çocuk pantolonun paçasini sivayip plastik bacagini adama göstermis ve ; "Onu digerlerinden degersiz kilan hiç bir sey yok bunu en iyi ben anlarim " demis....


Sakat Köpekler de Köpek! -
Adamin birisi dükkaninin önüne satilik yavru köpekler yazan bir ilan yapistirmis. Bilirsiniz böyle ilanlar çocuklarin çok dikkatini çeker. Adam ilani yapistirirken çocugun birisi içeri dalmis ve adama ; "Pardon amca köpekler kaç para ? " demis. Adam da tanesi 25 milyon demis , çocuk ceplerine bakmis ve cebinde 1-1.5 milyon parasi varmis , adama dönmüs yeterli param yok ama yavrulari görebilirmiyim ? demis. Adamda tabi ki demis ve islik çalmis, kulübeden önce gülze bir disi yavru çikmis sonra kuyrugunu sallaya sallaya bir erkek yavru çikmis ondan hemen sonra da bir küçük yavru topallayarak çikmis , çocuk topallayan yavruyu görür görmez adama ben bu yavruyu istiyorum , param yetismiyor ama sonra çalisip size tüm borcumu öderim demis. Adam o yavrunun dogustan kalça kemiginde bir problemi oldugunuve iyilesemiyecek oldugunu , onu almasinin çok mantiksiz bir haraket olacagini söylemis. Çocuk sinirlenmis hayir ben onu istiyorum diye diretmis adam da madem onu bu kadar çok istiyorsun ben sana onu bedavaya veriyorum . Çocuk gözleri dolarak hayir ben onu alacagim ve size 25 milyonu ödeyene kadar her ay para getirecegim . Adam çocugun gözlerinin doldugunu görünce iyice sasirmis ve sormus ; " Bak bu köpekle digerleri gibi kosup oynayamazsin niye bu kadar israr ediyorsun ? " deyince , çocuk pantolonun paçasini sivayip plastik bacagini adama göstermis ve ; "Onu digerlerinden degersiz kilan hiç bir sey yok bunu en iyi ben anlarim " demis....


Pitbul`lar asla katil değil!! OKUYUN DA ANLAYIN!! -
Evet arkadaşlar çoğu kişinin korktuğu iyğikkkkk bune lennn katil olum o köpek dediği köpek PİTBULL. Öncelikle şunu demek istiyorum Pitbullar yıllarca Amerikada cocuk bakıcılığı olarak kullanılmışlardır çünkü acı eşşkleri diğer köpeklerden daha fazladır.Yani ufak bir cocuk yada Sakat bir insan Pitbulun canını istemeden yaksa yada bir cocuk bu köpeğe fazla sevgi gösterip canını acıtsa pitbul en fazla 1-2 adım ilreiye gider. Fakat biz insanlar bu güclü köpekleri kücük yaşta alıp özel ilaçlar verip vicudlarını geliştirip kulakları ve kuyruklarını kesip dövüştürmeye zorlayan biz insanlarız. Köpek dövüşü yapan insanlar toplumdan dıslanmış pisikolojileri bozulmuş manyaklardır! Ve size bir gerçek anlatmak istiyorum ; Henüz bebekken başlar acı,Şeytan bakışlı gözlerle gelen adamın kucağında! Ya kulakları ya kuyrukları kapı aralarına sıkıstırılarak bahçe makaslarıyla paslı tellerle kesilir yada doğar doğmaz kuyruklarına canlarını alırcasına bir kablo parçası bağlanır. Uzun acılar ve ağrılı gecelerin sonunda bedenlerinde bir parça ruhlarından bir parça sökülerek alınır.. Belki günlerce belki haftalarca yada yıllarca Güneş temiz hava olmadan kokmuş ve ciğerleri parçalanırcasına içi acı dolu bir yemeği yemek zorunda bırakır o Şeytan bakışlı gözler.., Ama sesiz soluksuz yalvaran gözler hep o Şeytan bakışlı gözleri sever,acıda olsa bir adım atmasına iznde vermese.. Şeytam bakışlı gözlerdir SAHİP! O uzun yalnız,soğuk ve sesiz gecelerde tek care korkmaktır o yalvaran gözler için. Sevgi yoktur hiç bilmediği bir duygu!Yalnızca dısarıda olup bitenlerden seslerin soğukluğundan kendini korumak vardır masum gözler için. Yalnızca korktuğu için saldırarak kendini korumak.Büyüdükce vicudu dikleşir,gözlerini kan bürür, hiçbir zaman koklayamadığı ağaç diblerinden hiçbir zaman uzanıp yatamadığı gün ışığından korkar masum gözler.. Tek çare öldürmek... O küçük bedenle , masum bakıslarıyla girdği soğuk acı dolu cukurdan Şeytan bakışlı gözlerle birlikte o cukurdan cıkar birgün. Hiç bilmediği, hayattaki hersey gibi görmediği demir bir makinanın arkasındaki kücük ve havasız bölmeye sıkıstırlır zorla. Heyecandan salyaları akar ayaklar titremeye başlar,Şeytan dolu bakısları istese un ufak edebileceği halde karşı koymaz..Ve Pit(ingilizce köpeklerin dövüştürüldüğü ringe verilen isim) Uçsuz bucaksız bir tarla belkide zifiri karanlık bir depo amadeğişmeyen tek bir şey var ki oda onlarca Şeytan bakışlı göz! Onlarca Şeytan bakışlı gözün ardında ne yapıcağını asla bilemez bir zamanların masum bakışlı meleği. Dizlerine kadar korkuyu hisseder tek çara saldırmak! Gözleri şakakşarına cıkarcasınadek kendini parçalarcasına saldırır tasmasının ucunda tutan şeytan bakışlı gözlerin elinde.Tam karşısındaki ona benzeyen ama gene hayatında hiç bir zaman görmedği kuyruklu bir kurban daha. Etrafında anlamadığı,bağrışmalar beyninin içinde yankılanır..Şeytan bakışlı göz emreder! SALDIR, PARÇALA,ÖLDÜR!!! Evet bunların anlamını biliyor ve tereddütsüz şeytan bakışlı gözlerin emrine uyar.. Belki 15 dakika belki saatlerce parçalar, parçalanır çığlıklar atar kemikleri kırılır ama her ne olursa olsun son nefesini...Şeytan bakışlı gözlere bakarak adeta herşeye rağmen teşekkürler sahip diyerek ayaklarının dibinde can verir. Pitlerde can vermis, kirli koselerde olume terk ediilmis, aci ve yorgunluktan gunler suren hastaliktan ya da aldigi yaralar ve enfeksiyonardan hayatini kaybetmis tum dovus kopekleri ; Rahat Uyuyun! Oldunuz,cunki insanoglu sizin kendisi icin dovusmenizi istedi. Oldunuz çünkü insanoglu sizi kendi zevkleri ve çikarlari ugruna kullanmayi yegledi. Öldunuz, çünkü onlar sayenizde mevkilerini yükseltti. Artik rahatça dinlenebilirsiniz ve emin olun ki; kimse dinlendiginiz yerde artik sizi rahatsiz edemeyecek. mutlaka bu linki izleyinz Amerikada yapılan kacak Köpek dövüşleri:h t t p://pitbullvideo.🔒 Üyelere Özel (http nin arasındaki boşlukları silinz lütfen) Ve her ne olursa olsun ve kim ne derse desin pitbulları seviyorum.


Pitbul`lar asla katil değil!! OKUYUN DA ANLAYIN!! -
Evet arkadaşlar çoğu kişinin korktuğu iyğikkkkk bune lennn katil olum o köpek dediği köpek PİTBULL. Öncelikle şunu demek istiyorum Pitbullar yıllarca Amerikada cocuk bakıcılığı olarak kullanılmışlardır çünkü acı eşşkleri diğer köpeklerden daha fazladır.Yani ufak bir cocuk yada Sakat bir insan Pitbulun canını istemeden yaksa yada bir cocuk bu köpeğe fazla sevgi gösterip canını acıtsa pitbul en fazla 1-2 adım ilreiye gider. Fakat biz insanlar bu güclü köpekleri kücük yaşta alıp özel ilaçlar verip vicudlarını geliştirip kulakları ve kuyruklarını kesip dövüştürmeye zorlayan biz insanlarız. Köpek dövüşü yapan insanlar toplumdan dıslanmış pisikolojileri bozulmuş manyaklardır! Ve size bir gerçek anlatmak istiyorum ; Henüz bebekken başlar acı,Şeytan bakışlı gözlerle gelen adamın kucağında! Ya kulakları ya kuyrukları kapı aralarına sıkıstırılarak bahçe makaslarıyla paslı tellerle kesilir yada doğar doğmaz kuyruklarına canlarını alırcasına bir kablo parçası bağlanır. Uzun acılar ve ağrılı gecelerin sonunda bedenlerinde bir parça ruhlarından bir parça sökülerek alınır.. Belki günlerce belki haftalarca yada yıllarca Güneş temiz hava olmadan kokmuş ve ciğerleri parçalanırcasına içi acı dolu bir yemeği yemek zorunda bırakır o Şeytan bakışlı gözler.., Ama sesiz soluksuz yalvaran gözler hep o Şeytan bakışlı gözleri sever,acıda olsa bir adım atmasına iznde vermese.. Şeytam bakışlı gözlerdir SAHİP! O uzun yalnız,soğuk ve sesiz gecelerde tek care korkmaktır o yalvaran gözler için. Sevgi yoktur hiç bilmediği bir duygu!Yalnızca dısarıda olup bitenlerden seslerin soğukluğundan kendini korumak vardır masum gözler için. Yalnızca korktuğu için saldırarak kendini korumak.Büyüdükce vicudu dikleşir,gözlerini kan bürür, hiçbir zaman koklayamadığı ağaç diblerinden hiçbir zaman uzanıp yatamadığı gün ışığından korkar masum gözler.. Tek çare öldürmek... O küçük bedenle , masum bakıslarıyla girdği soğuk acı dolu cukurdan Şeytan bakışlı gözlerle birlikte o cukurdan cıkar birgün. Hiç bilmediği, hayattaki hersey gibi görmediği demir bir makinanın arkasındaki kücük ve havasız bölmeye sıkıstırlır zorla. Heyecandan salyaları akar ayaklar titremeye başlar,Şeytan dolu bakısları istese un ufak edebileceği halde karşı koymaz..Ve Pit(ingilizce köpeklerin dövüştürüldüğü ringe verilen isim) Uçsuz bucaksız bir tarla belkide zifiri karanlık bir depo amadeğişmeyen tek bir şey var ki oda onlarca Şeytan bakışlı göz! Onlarca Şeytan bakışlı gözün ardında ne yapıcağını asla bilemez bir zamanların masum bakışlı meleği. Dizlerine kadar korkuyu hisseder tek çara saldırmak! Gözleri şakakşarına cıkarcasınadek kendini parçalarcasına saldırır tasmasının ucunda tutan şeytan bakışlı gözlerin elinde.Tam karşısındaki ona benzeyen ama gene hayatında hiç bir zaman görmedği kuyruklu bir kurban daha. Etrafında anlamadığı,bağrışmalar beyninin içinde yankılanır..Şeytan bakışlı göz emreder! SALDIR, PARÇALA,ÖLDÜR!!! Evet bunların anlamını biliyor ve tereddütsüz şeytan bakışlı gözlerin emrine uyar.. Belki 15 dakika belki saatlerce parçalar, parçalanır çığlıklar atar kemikleri kırılır ama her ne olursa olsun son nefesini...Şeytan bakışlı gözlere bakarak adeta herşeye rağmen teşekkürler sahip diyerek ayaklarının dibinde can verir. Pitlerde can vermis, kirli koselerde olume terk ediilmis, aci ve yorgunluktan gunler suren hastaliktan ya da aldigi yaralar ve enfeksiyonardan hayatini kaybetmis tum dovus kopekleri ; Rahat Uyuyun! Oldunuz,cunki insanoglu sizin kendisi icin dovusmenizi istedi. Oldunuz çünkü insanoglu sizi kendi zevkleri ve çikarlari ugruna kullanmayi yegledi. Öldunuz, çünkü onlar sayenizde mevkilerini yükseltti. Artik rahatça dinlenebilirsiniz ve emin olun ki; kimse dinlendiginiz yerde artik sizi rahatsiz edemeyecek. mutlaka bu linki izleyinz Amerikada yapılan kacak Köpek dövüşleri:h t t p://pitbullvideo.🔒 Üyelere Özel (http nin arasındaki boşlukları silinz lütfen) Ve her ne olursa olsun ve kim ne derse desin pitbulları seviyorum.


Pitbul`lar asla katil değil!! OKUYUN DA ANLAYIN!! -
Evet arkadaşlar çoğu kişinin korktuğu iyğikkkkk bune lennn katil olum o köpek dediği köpek PİTBULL. Öncelikle şunu demek istiyorum Pitbullar yıllarca Amerikada cocuk bakıcılığı olarak kullanılmışlardır çünkü acı eşşkleri diğer köpeklerden daha fazladır.Yani ufak bir cocuk yada Sakat bir insan Pitbulun canını istemeden yaksa yada bir cocuk bu köpeğe fazla sevgi gösterip canını acıtsa pitbul en fazla 1-2 adım ilreiye gider. Fakat biz insanlar bu güclü köpekleri kücük yaşta alıp özel ilaçlar verip vicudlarını geliştirip kulakları ve kuyruklarını kesip dövüştürmeye zorlayan biz insanlarız. Köpek dövüşü yapan insanlar toplumdan dıslanmış pisikolojileri bozulmuş manyaklardır! Ve size bir gerçek anlatmak istiyorum ; Henüz bebekken başlar acı,Şeytan bakışlı gözlerle gelen adamın kucağında! Ya kulakları ya kuyrukları kapı aralarına sıkıstırılarak bahçe makaslarıyla paslı tellerle kesilir yada doğar doğmaz kuyruklarına canlarını alırcasına bir kablo parçası bağlanır. Uzun acılar ve ağrılı gecelerin sonunda bedenlerinde bir parça ruhlarından bir parça sökülerek alınır.. Belki günlerce belki haftalarca yada yıllarca Güneş temiz hava olmadan kokmuş ve ciğerleri parçalanırcasına içi acı dolu bir yemeği yemek zorunda bırakır o Şeytan bakışlı gözler.., Ama sesiz soluksuz yalvaran gözler hep o Şeytan bakışlı gözleri sever,acıda olsa bir adım atmasına iznde vermese.. Şeytam bakışlı gözlerdir SAHİP! O uzun yalnız,soğuk ve sesiz gecelerde tek care korkmaktır o yalvaran gözler için. Sevgi yoktur hiç bilmediği bir duygu!Yalnızca dısarıda olup bitenlerden seslerin soğukluğundan kendini korumak vardır masum gözler için. Yalnızca korktuğu için saldırarak kendini korumak.Büyüdükce vicudu dikleşir,gözlerini kan bürür, hiçbir zaman koklayamadığı ağaç diblerinden hiçbir zaman uzanıp yatamadığı gün ışığından korkar masum gözler.. Tek çare öldürmek... O küçük bedenle , masum bakıslarıyla girdği soğuk acı dolu cukurdan Şeytan bakışlı gözlerle birlikte o cukurdan cıkar birgün. Hiç bilmediği, hayattaki hersey gibi görmediği demir bir makinanın arkasındaki kücük ve havasız bölmeye sıkıstırlır zorla. Heyecandan salyaları akar ayaklar titremeye başlar,Şeytan dolu bakısları istese un ufak edebileceği halde karşı koymaz..Ve Pit(ingilizce köpeklerin dövüştürüldüğü ringe verilen isim) Uçsuz bucaksız bir tarla belkide zifiri karanlık bir depo amadeğişmeyen tek bir şey var ki oda onlarca Şeytan bakışlı göz! Onlarca Şeytan bakışlı gözün ardında ne yapıcağını asla bilemez bir zamanların masum bakışlı meleği. Dizlerine kadar korkuyu hisseder tek çara saldırmak! Gözleri şakakşarına cıkarcasınadek kendini parçalarcasına saldırır tasmasının ucunda tutan şeytan bakışlı gözlerin elinde.Tam karşısındaki ona benzeyen ama gene hayatında hiç bir zaman görmedği kuyruklu bir kurban daha. Etrafında anlamadığı,bağrışmalar beyninin içinde yankılanır..Şeytan bakışlı göz emreder! SALDIR, PARÇALA,ÖLDÜR!!! Evet bunların anlamını biliyor ve tereddütsüz şeytan bakışlı gözlerin emrine uyar.. Belki 15 dakika belki saatlerce parçalar, parçalanır çığlıklar atar kemikleri kırılır ama her ne olursa olsun son nefesini...Şeytan bakışlı gözlere bakarak adeta herşeye rağmen teşekkürler sahip diyerek ayaklarının dibinde can verir. Pitlerde can vermis, kirli koselerde olume terk ediilmis, aci ve yorgunluktan gunler suren hastaliktan ya da aldigi yaralar ve enfeksiyonardan hayatini kaybetmis tum dovus kopekleri ; Rahat Uyuyun! Oldunuz,cunki insanoglu sizin kendisi icin dovusmenizi istedi. Oldunuz çünkü insanoglu sizi kendi zevkleri ve çikarlari ugruna kullanmayi yegledi. Öldunuz, çünkü onlar sayenizde mevkilerini yükseltti. Artik rahatça dinlenebilirsiniz ve emin olun ki; kimse dinlendiginiz yerde artik sizi rahatsiz edemeyecek. mutlaka bu linki izleyinz Amerikada yapılan kacak Köpek dövüşleri:h t t p://pitbullvideo.🔒 Üyelere Özel (http nin arasındaki boşlukları silinz lütfen) Ve her ne olursa olsun ve kim ne derse desin pitbulları seviyorum.


Pitbul`lar asla katil değil!! OKUYUN DA ANLAYIN!! -
Evet arkadaşlar çoğu kişinin korktuğu iyğikkkkk bune lennn katil olum o köpek dediği köpek PİTBULL. Öncelikle şunu demek istiyorum Pitbullar yıllarca Amerikada cocuk bakıcılığı olarak kullanılmışlardır çünkü acı eşşkleri diğer köpeklerden daha fazladır.Yani ufak bir cocuk yada Sakat bir insan Pitbulun canını istemeden yaksa yada bir cocuk bu köpeğe fazla sevgi gösterip canını acıtsa pitbul en fazla 1-2 adım ilreiye gider. Fakat biz insanlar bu güclü köpekleri kücük yaşta alıp özel ilaçlar verip vicudlarını geliştirip kulakları ve kuyruklarını kesip dövüştürmeye zorlayan biz insanlarız. Köpek dövüşü yapan insanlar toplumdan dıslanmış pisikolojileri bozulmuş manyaklardır! Ve size bir gerçek anlatmak istiyorum ; Henüz bebekken başlar acı,Şeytan bakışlı gözlerle gelen adamın kucağında! Ya kulakları ya kuyrukları kapı aralarına sıkıstırılarak bahçe makaslarıyla paslı tellerle kesilir yada doğar doğmaz kuyruklarına canlarını alırcasına bir kablo parçası bağlanır. Uzun acılar ve ağrılı gecelerin sonunda bedenlerinde bir parça ruhlarından bir parça sökülerek alınır.. Belki günlerce belki haftalarca yada yıllarca Güneş temiz hava olmadan kokmuş ve ciğerleri parçalanırcasına içi acı dolu bir yemeği yemek zorunda bırakır o Şeytan bakışlı gözler.., Ama sesiz soluksuz yalvaran gözler hep o Şeytan bakışlı gözleri sever,acıda olsa bir adım atmasına iznde vermese.. Şeytam bakışlı gözlerdir SAHİP! O uzun yalnız,soğuk ve sesiz gecelerde tek care korkmaktır o yalvaran gözler için. Sevgi yoktur hiç bilmediği bir duygu!Yalnızca dısarıda olup bitenlerden seslerin soğukluğundan kendini korumak vardır masum gözler için. Yalnızca korktuğu için saldırarak kendini korumak.Büyüdükce vicudu dikleşir,gözlerini kan bürür, hiçbir zaman koklayamadığı ağaç diblerinden hiçbir zaman uzanıp yatamadığı gün ışığından korkar masum gözler.. Tek çare öldürmek... O küçük bedenle , masum bakıslarıyla girdği soğuk acı dolu cukurdan Şeytan bakışlı gözlerle birlikte o cukurdan cıkar birgün. Hiç bilmediği, hayattaki hersey gibi görmediği demir bir makinanın arkasındaki kücük ve havasız bölmeye sıkıstırlır zorla. Heyecandan salyaları akar ayaklar titremeye başlar,Şeytan dolu bakısları istese un ufak edebileceği halde karşı koymaz..Ve Pit(ingilizce köpeklerin dövüştürüldüğü ringe verilen isim) Uçsuz bucaksız bir tarla belkide zifiri karanlık bir depo amadeğişmeyen tek bir şey var ki oda onlarca Şeytan bakışlı göz! Onlarca Şeytan bakışlı gözün ardında ne yapıcağını asla bilemez bir zamanların masum bakışlı meleği. Dizlerine kadar korkuyu hisseder tek çara saldırmak! Gözleri şakakşarına cıkarcasınadek kendini parçalarcasına saldırır tasmasının ucunda tutan şeytan bakışlı gözlerin elinde.Tam karşısındaki ona benzeyen ama gene hayatında hiç bir zaman görmedği kuyruklu bir kurban daha. Etrafında anlamadığı,bağrışmalar beyninin içinde yankılanır..Şeytan bakışlı göz emreder! SALDIR, PARÇALA,ÖLDÜR!!! Evet bunların anlamını biliyor ve tereddütsüz şeytan bakışlı gözlerin emrine uyar.. Belki 15 dakika belki saatlerce parçalar, parçalanır çığlıklar atar kemikleri kırılır ama her ne olursa olsun son nefesini...Şeytan bakışlı gözlere bakarak adeta herşeye rağmen teşekkürler sahip diyerek ayaklarının dibinde can verir. Pitlerde can vermis, kirli koselerde olume terk ediilmis, aci ve yorgunluktan gunler suren hastaliktan ya da aldigi yaralar ve enfeksiyonardan hayatini kaybetmis tum dovus kopekleri ; Rahat Uyuyun! Oldunuz,cunki insanoglu sizin kendisi icin dovusmenizi istedi. Oldunuz çünkü insanoglu sizi kendi zevkleri ve çikarlari ugruna kullanmayi yegledi. Öldunuz, çünkü onlar sayenizde mevkilerini yükseltti. Artik rahatça dinlenebilirsiniz ve emin olun ki; kimse dinlendiginiz yerde artik sizi rahatsiz edemeyecek. mutlaka bu linki izleyinz Amerikada yapılan kacak Köpek dövüşleri:h t t p://pitbullvideo.🔒 Üyelere Özel (http nin arasındaki boşlukları silinz lütfen) Ve her ne olursa olsun ve kim ne derse desin pitbulları seviyorum.


satılık 45 günlük erkek golden -
fiyat 400tl dir. tel:🔒 Üyelere Özel


satılık 45 günlük erkek golden -
fiyat 400tl dir. tel:🔒 Üyelere Özel


kangal köpeği 12 adet doğururmu -
mrh ben de 2 yaşinda safkan kangal köpeği var ilk kez doğurdu ve 12 tane yavruladı bu normal midir 8 dişi 4 erkek


kangal köpeği 12 adet doğururmu -
mrh ben de 2 yaşinda safkan kangal köpeği var ilk kez doğurdu ve 12 tane yavruladı bu normal midir 8 dişi 4 erkek


kangal köpeği 12 adet doğururmu -
mrh ben de 2 yaşinda safkan kangal köpeği var ilk kez doğurdu ve 12 tane yavruladı bu normal midir 8 dişi 4 erkek


kangal köpeği 12 adet doğururmu -
mrh ben de 2 yaşinda safkan kangal köpeği var ilk kez doğurdu ve 12 tane yavruladı bu normal midir 8 dişi 4 erkek


Tatillerde ve zorunlu sehirlerarası seyahatlerde köpek bakım hizmeti -
Evcil hayvanlarımız vazgeçemediğimiz canlılardır. Evlerimizi ve hayatlarımızı neşelenlendirirdikleri gibi güven duygusunun her türlüsünü yaşatırlar. Bazen kendimizle bile ilgilenmeye halimiz yokken onların ihtiyaçlarını gözetir bize verdikleri sonsuz sevginin tadını çıkartırız. Bakımları zordur, aşısı , traşı,üremesi, piresi , tüğü vs..... YİNE DE VAZGEÇEMEYİZ :) Pekçok insan hayvan sevmez,pekçogu alerjiktir ve pekçoğuda dikkat çekmek için rahatsız olur. Bu nedenle toplu taşım araçları, alışveriş merkezleri , sehirlerarası ulaşım araçlarında , otellerde hatta plajlarda onlarla birlikte olmak konusunda engelleniriz. Tatile giderken veya zorunlu seyahatler yapmak zorunda kalıyorsak ihtiyaçlarını karşılayarak evde yada bahçede yalnız bırakır ya da ücret karşılığı pansiyonlara emanet ederiz. Pansiyonların kimi bakım için yeterli ama maddi anlamda zorlayıcıdır kimi de uygun olsa da hijyen anlamında yetersiz olabiliyor. Şartlar ne kadar iyi de olsa vicdanlarımız kafes içinde terkedilme korkusu içindeki yeni durumlarına alışmaları konusunda bizi rahatsız edebilir.Bu duruma alternatif olarak ev ortamında sakin sessiz huyu değişmeden günlük ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için evlerde köpek bakım hizmeti verilemektedir.Avrupa ve Amerika`da sadece bakım için değil sadece gezdirmek için bile bu hizmet kiralanabilmektedir. Elbetteki bu hizmeti vermenin olmazsa olmazları vardır. Hayvanların dilinden , ihtiyaçlarından anlamak ve pektabi o sonsuz sevginin nasıl birsey olduğunu bilmek gerekir. Ben bu sevgiyi ve şartlarımı ön plana koyarak ANKARA`DA evimde bakım hizmeti vermekteyim. Evcil hayvanınızın emanet alındığı dönemde sadece ona ilgi gösterilir ve başka bir evcil hayvan bakımı yapılmaz. Güvenlikleri ve sağlıkları ön plandadır.Sonsuz sevgi Garantidir. irtibat için 🔒 Üyelere Özel nolu telefondan yada 🔒 Üyelere Özel adresinden irtibata geçebilirsiniz. ÜCRET : Süreye ve bakım zorluğuna göre değişmektedir.






Çok Duygusal:13 Ocak 2007 Cumartesi Hürriyet Gazetesi Güzin Abla köşesinde çıkmış yazıdır. -
Bir Köpeğin Hikayesi... Üzerinden seneler geçti, şimdi hatırlıyorum da, ben yavruyken şirinliklerime katıla katıla güler, beni yavrum diye çağırırdın. Birkaç dişlenen ayakkabı ve katledilen yastığı saymazsak, kısa zamanda senin en vazgeçilmez dostun oldum. Ne zaman bir muzırlık yapsam bana parmağını sallar ve "nasıl yaparsın" diye çıkışırdın. Ne var ki hemen arkasından kızgınlığın geçerdi ve beni yere yatırır, göbeğimi okşardın. Çok meşguldün o aralar... Dolaysıyla tuvalet eğitimim tahminimizden uzun sürdü ama el ele verip üstesinden gelmiştik. Sana sokulup da koynunda geçirdiğim geceleri unutamam. Sen farkında değildin belki ama ben senin rüyalarını ve hayallerini gizlice dinler, bundan daha mutlu olunamayacağına kanaat getirirdim. Beraberce uzun yürüyüşlere çıkar, parklarda koşuşturur, dondurma yerdik, hatırlıyor musun? Bana sadece külahını verirdin dondurma bana dokunur diye. Ve evde senin işten dönüşünü beklerken sırtımı ılık güneşe verir, huzurlu, derin bir uyku çekerdim. Zamanla işinde daha fazla vakit geçirmeye başladın, boş zamanlarında da kendine bir eş aramaya koyuldun. Ben seni her zamanki gibi sabırla bekledim, sana hayal kırıklıkların ve acılarında teselli oldum. Yanlış kararlarını hiçbir zaman kınamadım, her defasında seni büyük bir sevinçle karşıladım. Sonunda birine aşık oldun ve evlendin. Ne var ki eşin köpeklerden pek hazzeden biri çıkmadı. Yine de ben onu sevinçle karşıladım ve ona sevgi gösterdim. Mutluydum, çünkü sen mutluydun. Sonra insan bebekler geldi aramıza. Yeni yavruların heyecanını sizinle aynen paylaştım. Onların pespembe yumuşacık tenleri, mis gibi bebek kokuları beni heyecanlandırıp hayran bırakıyordu. Ben de onlara annelik etmek istiyordum. Ne yazık ki -her nedense- hem eşin hem de sen onlara zarar vereceğime kanaat getirdiniz ve beni ayrı bir odaya kapattınız hep. Oysa ben sevgiden mahrum kaldıkça, onlara olan sevgim daha çok arttı. Bilemediniz hiç. Çocuklar büyüdükçe onların en yakın dostu oldum. Tüylerime tutunup tombul bacaklarının üzerinde ilk adımlarını attılar, minicik parmaklarını gözlerime soktular, kulaklarımın içini karıştırdılar, burnuma öpücükler kondurdular. Gerektiğinde onları hayatım pahasına korumaya hazırdım. Ama bu arada senin dokunuşuna ise hasret olmuştum. "Köpeğin var mı?? sorusuna, cüzdanından resmimi çıkarıp, hakkımda şirin hikayeler anlattığın zamanlar artık geride kalmıştı. Senin köpeğin olmaktan çıkıp, itin biri oldum; bana yaptığın her masraf sana batmaya başladı. Sonunda da başka bir şehre tayinin çıktı. Yeni apartmanınızda sana ve ailene yer vardı ama bana yoktu. Ailen için en doğru kararı verdin belki ama unutma ki, bir zamanlar ailen sadece benden ibaretti. Son araba gezintimize çıktığımızda heyecanlıydım. Ta ki barınağa varana kadar. Barınak köpek, kedi, korku ve umutsuzluk kokuyordu. Gereken evrakları doldurduğunu ve "ona çok iyi bir ev bulacağınıza eminim" dediğini hatırlıyorum. Omuz silkip sana karamsar bir bakış attılar. Onlar orta yaşlı, terk edilen bir köpek veya kedinin akıbetinin farkındaydılar. Oğlunun tasmama yapışan elini zorla açmak zorunda kaldın. Çığlık çığlığa haykırmasına aldırmadın belki ama ben onun adına hem üzüldüm hem de çok endişelendim. Endişem, ona o anda arkadaşlık, sadakat, sevgi ve sorumluluk, bir cana duyulan saygı konusunda vermiş olduğun hatalı hayat dersinde yatıyordu. Başıma son bir kere dokunup bana veda ettin, göz göze gelmemeye özen gösterdin. Gitmen gereken yerler, yetişmen gereken işler vardı ve zaman aleyhine çalışıyordu nasıl ki şimdi de benim aleyhime çalıştığı gibi. Sen ayrıldıktan sonra, barınaktaki iki tatlı kadın taşınacağını aylar öncesinden bildiğin halde bana uygun bir yuva bulmak için en ufak bir çaba sarf etmediğinden yakındılar. Sadece üzüntü içinde başlarını sallayıp, "Nasıl yaparsın" diye sordular arkandan. Barınakta, zamanları izin verdiği ölçüde bizimle ilgileniyorlar. Bizi besliyorlar tabii ki ama bende iştah falan kalmadı. Önceleri ne zaman biri kafesime yaklaşsa sensindir diye kafesin önüne koşardım. Belki kararını değiştirdin, belki bunların hepsi kötü bir rüyadan ibaretti veya belki bana acıyan biri beni kurtarmaya gelmişti... Ama anladım ki, şirin yavru köpeklerle bu konuda yarışmam söz konusu bile değil. İşte o zaman kaderime razı olup köşeme çekildim ve akıbetimi beklemeye koyuldum. Önce ayak seslerini duydum onun. El ayak çekildikten sonra beni kafesimden çıkardı. Onu uslu uslu koridorun sonundaki odaya kadar takip ettim. Sessiz, sakin bir odaydı. Beni yavaşça kaldırdı ve masanın üstüne koydu, başımı okşadı, kulaklarımın arkasını kaşıdı, tasalanmamamı söyledi. Kalbim heyecanla çarpıyordu ama aynı zamanda içimi de sonsuz bir huzur kapladı. Sayılı günlerim dolmuştu demek ki... Kendimden çok onun için üzülüyordum. Üzerindeki yük çok ağırdı, onu eziyordu ve beraberliğimiz süresince senin de her ruh halini anladığım gibi onun da içinde bulunduğu durumun farkındaydım. Eli çok hafifti, gözünden akan yaşları görmesem, ön patimdeki damarıma bağladığı turnikeyi nerdeyse fark etmeyecektim bile. Seneler önce seni de teselli ettiğim gibi, hafifçe elini yaladım. İğnenin ucunu usulca damarımdan içeri kaydırdı. Önce hafif bir sızı, arkasından damarlarımda dolaşmaya başlayan buz gibi sıvıyı hissettim. Kafam ve gözlerim ağırlaştı ve onun merhamet dolu gözlerine bakarak son defa "Nasıl yaparsın" diye fısıldadım. Belki de benim lisanımı anladığı için, "Ne kadar üzgünüm bilemezsin" diye cevap verdi. Bana sarıldı, beni çok daha huzurlu ve güzel bir yere göndermekte olduğunu anlatmaya başladı. Öyle bir yer ki, bir daha ne ihmal edilecek ne acı çekecek ne de kendimi korumak zorunda kalacaktım. Öyle bir yer ki, sevgi ve ışık içinde, bu sefil dünyadan daha farklı güzellikte bir yerdi... Son nefesimle kuyruğumu son bir kez sallayarak, "Nasıl yaparsın" derken onu kastetmediğimi anlatmaya çalıştım. Kastettiğim sendin, canımdan çok sevdiğim sahibim! Seni her zaman anacağım, sonsuza dek bekleyeceğim, bunu bil. Son dileğim, hayatındaki herkesin sana benim gösterdiğim sadakati göstermesi.


Çok Duygusal:13 Ocak 2007 Cumartesi Hürriyet Gazetesi Güzin Abla köşesinde çıkmış yazıdır. -
Bir Köpeğin Hikayesi... Üzerinden seneler geçti, şimdi hatırlıyorum da, ben yavruyken şirinliklerime katıla katıla güler, beni yavrum diye çağırırdın. Birkaç dişlenen ayakkabı ve katledilen yastığı saymazsak, kısa zamanda senin en vazgeçilmez dostun oldum. Ne zaman bir muzırlık yapsam bana parmağını sallar ve "nasıl yaparsın" diye çıkışırdın. Ne var ki hemen arkasından kızgınlığın geçerdi ve beni yere yatırır, göbeğimi okşardın. Çok meşguldün o aralar... Dolaysıyla tuvalet eğitimim tahminimizden uzun sürdü ama el ele verip üstesinden gelmiştik. Sana sokulup da koynunda geçirdiğim geceleri unutamam. Sen farkında değildin belki ama ben senin rüyalarını ve hayallerini gizlice dinler, bundan daha mutlu olunamayacağına kanaat getirirdim. Beraberce uzun yürüyüşlere çıkar, parklarda koşuşturur, dondurma yerdik, hatırlıyor musun? Bana sadece külahını verirdin dondurma bana dokunur diye. Ve evde senin işten dönüşünü beklerken sırtımı ılık güneşe verir, huzurlu, derin bir uyku çekerdim. Zamanla işinde daha fazla vakit geçirmeye başladın, boş zamanlarında da kendine bir eş aramaya koyuldun. Ben seni her zamanki gibi sabırla bekledim, sana hayal kırıklıkların ve acılarında teselli oldum. Yanlış kararlarını hiçbir zaman kınamadım, her defasında seni büyük bir sevinçle karşıladım. Sonunda birine aşık oldun ve evlendin. Ne var ki eşin köpeklerden pek hazzeden biri çıkmadı. Yine de ben onu sevinçle karşıladım ve ona sevgi gösterdim. Mutluydum, çünkü sen mutluydun. Sonra insan bebekler geldi aramıza. Yeni yavruların heyecanını sizinle aynen paylaştım. Onların pespembe yumuşacık tenleri, mis gibi bebek kokuları beni heyecanlandırıp hayran bırakıyordu. Ben de onlara annelik etmek istiyordum. Ne yazık ki -her nedense- hem eşin hem de sen onlara zarar vereceğime kanaat getirdiniz ve beni ayrı bir odaya kapattınız hep. Oysa ben sevgiden mahrum kaldıkça, onlara olan sevgim daha çok arttı. Bilemediniz hiç. Çocuklar büyüdükçe onların en yakın dostu oldum. Tüylerime tutunup tombul bacaklarının üzerinde ilk adımlarını attılar, minicik parmaklarını gözlerime soktular, kulaklarımın içini karıştırdılar, burnuma öpücükler kondurdular. Gerektiğinde onları hayatım pahasına korumaya hazırdım. Ama bu arada senin dokunuşuna ise hasret olmuştum. "Köpeğin var mı?? sorusuna, cüzdanından resmimi çıkarıp, hakkımda şirin hikayeler anlattığın zamanlar artık geride kalmıştı. Senin köpeğin olmaktan çıkıp, itin biri oldum; bana yaptığın her masraf sana batmaya başladı. Sonunda da başka bir şehre tayinin çıktı. Yeni apartmanınızda sana ve ailene yer vardı ama bana yoktu. Ailen için en doğru kararı verdin belki ama unutma ki, bir zamanlar ailen sadece benden ibaretti. Son araba gezintimize çıktığımızda heyecanlıydım. Ta ki barınağa varana kadar. Barınak köpek, kedi, korku ve umutsuzluk kokuyordu. Gereken evrakları doldurduğunu ve "ona çok iyi bir ev bulacağınıza eminim" dediğini hatırlıyorum. Omuz silkip sana karamsar bir bakış attılar. Onlar orta yaşlı, terk edilen bir köpek veya kedinin akıbetinin farkındaydılar. Oğlunun tasmama yapışan elini zorla açmak zorunda kaldın. Çığlık çığlığa haykırmasına aldırmadın belki ama ben onun adına hem üzüldüm hem de çok endişelendim. Endişem, ona o anda arkadaşlık, sadakat, sevgi ve sorumluluk, bir cana duyulan saygı konusunda vermiş olduğun hatalı hayat dersinde yatıyordu. Başıma son bir kere dokunup bana veda ettin, göz göze gelmemeye özen gösterdin. Gitmen gereken yerler, yetişmen gereken işler vardı ve zaman aleyhine çalışıyordu nasıl ki şimdi de benim aleyhime çalıştığı gibi. Sen ayrıldıktan sonra, barınaktaki iki tatlı kadın taşınacağını aylar öncesinden bildiğin halde bana uygun bir yuva bulmak için en ufak bir çaba sarf etmediğinden yakındılar. Sadece üzüntü içinde başlarını sallayıp, "Nasıl yaparsın" diye sordular arkandan. Barınakta, zamanları izin verdiği ölçüde bizimle ilgileniyorlar. Bizi besliyorlar tabii ki ama bende iştah falan kalmadı. Önceleri ne zaman biri kafesime yaklaşsa sensindir diye kafesin önüne koşardım. Belki kararını değiştirdin, belki bunların hepsi kötü bir rüyadan ibaretti veya belki bana acıyan biri beni kurtarmaya gelmişti... Ama anladım ki, şirin yavru köpeklerle bu konuda yarışmam söz konusu bile değil. İşte o zaman kaderime razı olup köşeme çekildim ve akıbetimi beklemeye koyuldum. Önce ayak seslerini duydum onun. El ayak çekildikten sonra beni kafesimden çıkardı. Onu uslu uslu koridorun sonundaki odaya kadar takip ettim. Sessiz, sakin bir odaydı. Beni yavaşça kaldırdı ve masanın üstüne koydu, başımı okşadı, kulaklarımın arkasını kaşıdı, tasalanmamamı söyledi. Kalbim heyecanla çarpıyordu ama aynı zamanda içimi de sonsuz bir huzur kapladı. Sayılı günlerim dolmuştu demek ki... Kendimden çok onun için üzülüyordum. Üzerindeki yük çok ağırdı, onu eziyordu ve beraberliğimiz süresince senin de her ruh halini anladığım gibi onun da içinde bulunduğu durumun farkındaydım. Eli çok hafifti, gözünden akan yaşları görmesem, ön patimdeki damarıma bağladığı turnikeyi nerdeyse fark etmeyecektim bile. Seneler önce seni de teselli ettiğim gibi, hafifçe elini yaladım. İğnenin ucunu usulca damarımdan içeri kaydırdı. Önce hafif bir sızı, arkasından damarlarımda dolaşmaya başlayan buz gibi sıvıyı hissettim. Kafam ve gözlerim ağırlaştı ve onun merhamet dolu gözlerine bakarak son defa "Nasıl yaparsın" diye fısıldadım. Belki de benim lisanımı anladığı için, "Ne kadar üzgünüm bilemezsin" diye cevap verdi. Bana sarıldı, beni çok daha huzurlu ve güzel bir yere göndermekte olduğunu anlatmaya başladı. Öyle bir yer ki, bir daha ne ihmal edilecek ne acı çekecek ne de kendimi korumak zorunda kalacaktım. Öyle bir yer ki, sevgi ve ışık içinde, bu sefil dünyadan daha farklı güzellikte bir yerdi... Son nefesimle kuyruğumu son bir kez sallayarak, "Nasıl yaparsın" derken onu kastetmediğimi anlatmaya çalıştım. Kastettiğim sendin, canımdan çok sevdiğim sahibim! Seni her zaman anacağım, sonsuza dek bekleyeceğim, bunu bil. Son dileğim, hayatındaki herkesin sana benim gösterdiğim sadakati göstermesi.