Veteriner hekim olan Samira Alasgarova dünyayı beraberce paylaştıımıız canlılara dikkati çekiyor.. Samira Alasgarova bu hafta, ölümüne küsen, duygusal iguanaları tanıtıyor. İşte bilmediğimiz iguanalar...
Son zamanlarda iguanalar evcilleştiriliyor. Büyük şehirlerde yaşayanlar, sorunsuz bir iguanaya sahip olabilirsiniz.
Yeşil iguana, iguana ailesinin en iri türündendir. Vahşi doğa koşullarında yeşil iguanalar ortalama 10-15 yıl yaşar, fakat ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakım, beslenme şartlarında 20 sene yaşayabiliyor. Ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakılıp iyi beslendiklerinde 2 metre uzunluğa ulaşabiliyorlar. Erkekleri dişilere göre daha iridirler. Ortalama ağırlıkları 8,5kilogram kadardır.
Nerede yaşarlar, cinsiyetleri nasıl belirlenir?
İguanaların cinsiyetlerini ayırt etmek için en basit yöntem iguanayı ters çevirdiğinizde erkeklerde karın-bel kısmında mevcut olan deri gözeneklerinin dişilerdeki deri gözeneklerine göre daha iri olduğunu fark edersiniz. Vahşi doğada iguanalara en çok tropik bölgelerde rastlanılır, sıcak ve nemli ortamlarda yaşamayı severler. En çok Merkezi Amerika ve Kuzey Amerikada rastlayabiliriz onlara. Hayatlarının büyük kısmını ağaçlarda geçirirler. Tırnak yapısı müsait olduğundan ve uzun kuyruklarını kullanarak ağaç gövdesi ve dallarında rahatlıkla sürünüyorlar. Çiftleşme dönemleri yaklaştığında ağaçtan inip, çiftleşiyorlar, yuva kurup, yumurta bırakıyorlar. Bir çiftleşme sonrasında 12-24 adet yumurta bırakıyorlar, toprağa gömüp, geri yaşadığı bölgeye dönüyorlar. Bazen iki dişi yumurtalarını aynı yere gömüyor.
Beslenmeleri ve vahşi yaşamları
Beslenme alışkanlıklarına göre iguanaların renkleri de farklıdır. Yeşil iguanalar vejitaryandırlar, çok fazla yeşillik sebze ve meyve tüketirler, doğada düşmanından korunmak için doğa renklerine göre kamufle olup, saklanabiliyorlar, genelde gençler ve yetişkinler ağaçların yükseklerinde yaşarlar. İguanalar çok iyi yüzücüdürler, doğada düşmanları olan vahşi kuşlar ve yılanlar iguanalara saldırır. Tehlike anında yükseklikten suya atlayıp kendilerini tehlikeden kurtarıyorlar. Çok ilginçtir ki su altında yaklaşık 30 dakika nefes almadan saklanabiliyor, yine güç ve enerjiden tasarruf etmek için kalp atış sayısı bir miktar azalıyor. Ayaklarını gövdesine paralel uzatarak ve kuyruğunu kullanarak su üzerinde mükemmel yüzerler.
Evde beslenmesi, yaşamı, bakımı
Evde beslenen Yeşil iguanaların beslenme şekli önemli, çünkü beslenmeleri sağlıklarını iyi ve kötü etkiliyor. İguanaların sindirim sistemi hayvansal protein tüketmeye uygun değildir. Gelişme çağında bir miktar hayvansal protein tüketimi onların büyümeleri için önemlidir, fakat çok tüketildiğinde 3-5 yaşına gelen iguanaların ölümüne sebep oluyor. Bunun nedeni fazla alınan hayvansal protein sindirimde etkili olan iç organlara ciddi boyutlarda zarar veriyor, karaciğer, böbreklerde fonksiyonlar bozuluyor. Bir iguananın tüketeceği yemin %70-80 oranında yeşillik içermeli, %15 sebze; % 10-15 oranlarında meyve içermelidir, haftada bir yemlerine bir miktar kalsiyum da katılmalıdır.
Ev ortamında yaşayan iguanalar için bir çok faktöre dikkat etmek gerekiyor. Bir kere iguanaların evde yaşayacağı ortamı özenle hazırlamak lazım. Bunun için büyük kafes ve ya terrarium alabilirsiniz. İguanaya doğal ortamdan uzaklaştığını hissettirmemek için akvaryumun tavanından tabanına kadar her ayrıntıyı düşünmek zorundasınız. Kafes ölçüsü önemli, en az iguananın boyutuna göre olmalıdır. Yavru iguanalar için kafesin ideal ölçüsü 120x80x60 cm, yetişkinler için ise bu ölçü 200x200x150 cm. kadar olmalıdır. Ortamın ısısı ortalama gündüzleri 28-30 derece, gece ise 22 derece sağlanmalıdır. Terrum ve kafes için uygun ısı lambalarını petshoplarda bulabilirsiniz. Akvaryuma iç ısıyı kontrol etmek amacıyla küçük bir derece yerleştirebilirsiniz. İguanalar ağaçlarda yaşadıkları için akvaryumda da ağacın olması şart. Ağacın yönü ısı lambasına göre yerleştirilmelidir. İguana üşüdüğünde ağaca tırmanarak ısınmak için kendi yerini kendisi seçer. Lambanın yerleşimine de dikkat edilmeli, çünkü lambaya yaklaştıklarında iguanalar ağrı duyusunu fark etmeden derilerinde ciddi yanıklar açılabilir. İguanalar suya çok düşkün oldukları için terruma yerleştireceğiniz su kabı her gün temizlenip suyu yenilenmeli. Susuzluğunu gidermek için periyodik olarak su tüketir. Genel olarak su kabının ölçüsü ortalama kafesin ¼ kadarı yer tutmalıdır. Kafesin havalanması da önemli, ama iguanalar ani ısı değişimine karşı hassas olduklarından kolay hastalanabiliyorlar o yüzden hava akımının iyi ayarlanması gerekiyor. İguanaların iskelet yapısının gelişim ve güçlenmesi için D vitamini çok önemli, doğal şartlarda iguanalar D vitaminini güneş ışınları alarak karşılayabiliyorlar, yapmanız gereken şey, kafese UV ışınılı lamba yerleştirmektir. İguana periyodik banyo yapmak zorunda, bu onun deri değişimi sırasında, derinin soyulmasında kolaylık sağlıyor, suda yüzmek iguananın hareketliliğini sağlıyor ve iguanalar suyu derileriyle de absorbe edip böylece nem oranını dengeliyorlar. Evcilleşen iguanaların yaşadığı ortam periyodik temizlenmeli ve havalanmalı, ayrıca iguanaların özel bakıma da ihtiyacı var, 2-3 haftada bir tırnak ucu kesimi yapılmalı. Bir diğer önemli nokta iguananın ağız yapısı, ortalama diş sayısı 60 ile 100 adet arasında değişiyor, iguanaların dişleri şeffaftır ve devamlı yenileniyorlar, agresifleştiğinde ısırıp sahibine zarar verebilirler. İguanalar terlemezler, fazla tuzu hapşırarak dışarı atarlar, günün büyük kısmını dinlenerek geçiriyorlar.
Her şey strese sokar
Bir iguana her zaman her şeyin farkındadır, ufak bir gürültü, odada veya sahibinde en ufak bir değişiklik, örneğin gözlük takmak, evde başka bir hayvanın olması, ısı veya ışık değişimi iguanayı tedirgin edip strese sokabilir, mutsuz ve sinirli bir iguana hareketsiz olur, dokunduğunuzda ısırıp, bacak ve kollarda yaralar açabilir, ayrıca yetişkin iguananın çok güçlü ve uzun kuyruğu vardır, sinirli anında kuyruk hareketlenir , şiddetli çarpmalar yapabilir. İguanalar değişikliği sevmez, alıştığı hayat tarzını hayatının sonuna kadar devam ettirir.
Terk edilmeye dayanamaz, küsüp ölürler
İlgisiz kaldığında mutsuz olup hastalanıyor. Sahibine ne kadar mesafeli davransa da zamanla bu güvensizlik duygusu da geçer, alışmaya başlar, ama terk edildiğinde üzüntüsünden hastalanıp, beslenmediği için ölür. İguanaların en yaygın hastalıkları özellikle gençlerde gözüken mantar hastalığı, tırnak çürümesi, dış ve iç parazitler, kafesin kirliliği iguanaların hastalanmasına sebep oluyor, bu durumlarda ortamı dezenfekte edip, veteriner hekime başvurmanızda fayda vardır.
🔒 Üyelere Özel
Veteriner hekim olan Samira Alasgarova dünyayı beraberce paylaştıımıız canlılara dikkati çekiyor.. Samira Alasgarova bu hafta, ölümüne küsen, duygusal iguanaları tanıtıyor. İşte bilmediğimiz iguanalar...
Son zamanlarda iguanalar evcilleştiriliyor. Büyük şehirlerde yaşayanlar, sorunsuz bir iguanaya sahip olabilirsiniz.
Yeşil iguana, iguana ailesinin en iri türündendir. Vahşi doğa koşullarında yeşil iguanalar ortalama 10-15 yıl yaşar, fakat ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakım, beslenme şartlarında 20 sene yaşayabiliyor. Ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakılıp iyi beslendiklerinde 2 metre uzunluğa ulaşabiliyorlar. Erkekleri dişilere göre daha iridirler. Ortalama ağırlıkları 8,5kilogram kadardır.
Nerede yaşarlar, cinsiyetleri nasıl belirlenir?
İguanaların cinsiyetlerini ayırt etmek için en basit yöntem iguanayı ters çevirdiğinizde erkeklerde karın-bel kısmında mevcut olan deri gözeneklerinin dişilerdeki deri gözeneklerine göre daha iri olduğunu fark edersiniz. Vahşi doğada iguanalara en çok tropik bölgelerde rastlanılır, sıcak ve nemli ortamlarda yaşamayı severler. En çok Merkezi Amerika ve Kuzey Amerikada rastlayabiliriz onlara. Hayatlarının büyük kısmını ağaçlarda geçirirler. Tırnak yapısı müsait olduğundan ve uzun kuyruklarını kullanarak ağaç gövdesi ve dallarında rahatlıkla sürünüyorlar. Çiftleşme dönemleri yaklaştığında ağaçtan inip, çiftleşiyorlar, yuva kurup, yumurta bırakıyorlar. Bir çiftleşme sonrasında 12-24 adet yumurta bırakıyorlar, toprağa gömüp, geri yaşadığı bölgeye dönüyorlar. Bazen iki dişi yumurtalarını aynı yere gömüyor.
Beslenmeleri ve vahşi yaşamları
Beslenme alışkanlıklarına göre iguanaların renkleri de farklıdır. Yeşil iguanalar vejitaryandırlar, çok fazla yeşillik sebze ve meyve tüketirler, doğada düşmanından korunmak için doğa renklerine göre kamufle olup, saklanabiliyorlar, genelde gençler ve yetişkinler ağaçların yükseklerinde yaşarlar. İguanalar çok iyi yüzücüdürler, doğada düşmanları olan vahşi kuşlar ve yılanlar iguanalara saldırır. Tehlike anında yükseklikten suya atlayıp kendilerini tehlikeden kurtarıyorlar. Çok ilginçtir ki su altında yaklaşık 30 dakika nefes almadan saklanabiliyor, yine güç ve enerjiden tasarruf etmek için kalp atış sayısı bir miktar azalıyor. Ayaklarını gövdesine paralel uzatarak ve kuyruğunu kullanarak su üzerinde mükemmel yüzerler.
Evde beslenmesi, yaşamı, bakımı
Evde beslenen Yeşil iguanaların beslenme şekli önemli, çünkü beslenmeleri sağlıklarını iyi ve kötü etkiliyor. İguanaların sindirim sistemi hayvansal protein tüketmeye uygun değildir. Gelişme çağında bir miktar hayvansal protein tüketimi onların büyümeleri için önemlidir, fakat çok tüketildiğinde 3-5 yaşına gelen iguanaların ölümüne sebep oluyor. Bunun nedeni fazla alınan hayvansal protein sindirimde etkili olan iç organlara ciddi boyutlarda zarar veriyor, karaciğer, böbreklerde fonksiyonlar bozuluyor. Bir iguananın tüketeceği yemin %70-80 oranında yeşillik içermeli, %15 sebze; % 10-15 oranlarında meyve içermelidir, haftada bir yemlerine bir miktar kalsiyum da katılmalıdır.
Ev ortamında yaşayan iguanalar için bir çok faktöre dikkat etmek gerekiyor. Bir kere iguanaların evde yaşayacağı ortamı özenle hazırlamak lazım. Bunun için büyük kafes ve ya terrarium alabilirsiniz. İguanaya doğal ortamdan uzaklaştığını hissettirmemek için akvaryumun tavanından tabanına kadar her ayrıntıyı düşünmek zorundasınız. Kafes ölçüsü önemli, en az iguananın boyutuna göre olmalıdır. Yavru iguanalar için kafesin ideal ölçüsü 120x80x60 cm, yetişkinler için ise bu ölçü 200x200x150 cm. kadar olmalıdır. Ortamın ısısı ortalama gündüzleri 28-30 derece, gece ise 22 derece sağlanmalıdır. Terrum ve kafes için uygun ısı lambalarını petshoplarda bulabilirsiniz. Akvaryuma iç ısıyı kontrol etmek amacıyla küçük bir derece yerleştirebilirsiniz. İguanalar ağaçlarda yaşadıkları için akvaryumda da ağacın olması şart. Ağacın yönü ısı lambasına göre yerleştirilmelidir. İguana üşüdüğünde ağaca tırmanarak ısınmak için kendi yerini kendisi seçer. Lambanın yerleşimine de dikkat edilmeli, çünkü lambaya yaklaştıklarında iguanalar ağrı duyusunu fark etmeden derilerinde ciddi yanıklar açılabilir. İguanalar suya çok düşkün oldukları için terruma yerleştireceğiniz su kabı her gün temizlenip suyu yenilenmeli. Susuzluğunu gidermek için periyodik olarak su tüketir. Genel olarak su kabının ölçüsü ortalama kafesin ¼ kadarı yer tutmalıdır. Kafesin havalanması da önemli, ama iguanalar ani ısı değişimine karşı hassas olduklarından kolay hastalanabiliyorlar o yüzden hava akımının iyi ayarlanması gerekiyor. İguanaların iskelet yapısının gelişim ve güçlenmesi için D vitamini çok önemli, doğal şartlarda iguanalar D vitaminini güneş ışınları alarak karşılayabiliyorlar, yapmanız gereken şey, kafese UV ışınılı lamba yerleştirmektir. İguana periyodik banyo yapmak zorunda, bu onun deri değişimi sırasında, derinin soyulmasında kolaylık sağlıyor, suda yüzmek iguananın hareketliliğini sağlıyor ve iguanalar suyu derileriyle de absorbe edip böylece nem oranını dengeliyorlar. Evcilleşen iguanaların yaşadığı ortam periyodik temizlenmeli ve havalanmalı, ayrıca iguanaların özel bakıma da ihtiyacı var, 2-3 haftada bir tırnak ucu kesimi yapılmalı. Bir diğer önemli nokta iguananın ağız yapısı, ortalama diş sayısı 60 ile 100 adet arasında değişiyor, iguanaların dişleri şeffaftır ve devamlı yenileniyorlar, agresifleştiğinde ısırıp sahibine zarar verebilirler. İguanalar terlemezler, fazla tuzu hapşırarak dışarı atarlar, günün büyük kısmını dinlenerek geçiriyorlar.
Her şey strese sokar
Bir iguana her zaman her şeyin farkındadır, ufak bir gürültü, odada veya sahibinde en ufak bir değişiklik, örneğin gözlük takmak, evde başka bir hayvanın olması, ısı veya ışık değişimi iguanayı tedirgin edip strese sokabilir, mutsuz ve sinirli bir iguana hareketsiz olur, dokunduğunuzda ısırıp, bacak ve kollarda yaralar açabilir, ayrıca yetişkin iguananın çok güçlü ve uzun kuyruğu vardır, sinirli anında kuyruk hareketlenir , şiddetli çarpmalar yapabilir. İguanalar değişikliği sevmez, alıştığı hayat tarzını hayatının sonuna kadar devam ettirir.
Terk edilmeye dayanamaz, küsüp ölürler
İlgisiz kaldığında mutsuz olup hastalanıyor. Sahibine ne kadar mesafeli davransa da zamanla bu güvensizlik duygusu da geçer, alışmaya başlar, ama terk edildiğinde üzüntüsünden hastalanıp, beslenmediği için ölür. İguanaların en yaygın hastalıkları özellikle gençlerde gözüken mantar hastalığı, tırnak çürümesi, dış ve iç parazitler, kafesin kirliliği iguanaların hastalanmasına sebep oluyor, bu durumlarda ortamı dezenfekte edip, veteriner hekime başvurmanızda fayda vardır.
🔒 Üyelere Özel
Veteriner hekim olan Samira Alasgarova dünyayı beraberce paylaştıımıız canlılara dikkati çekiyor.. Samira Alasgarova bu hafta, ölümüne küsen, duygusal iguanaları tanıtıyor. İşte bilmediğimiz iguanalar...
Son zamanlarda iguanalar evcilleştiriliyor. Büyük şehirlerde yaşayanlar, sorunsuz bir iguanaya sahip olabilirsiniz.
Yeşil iguana, iguana ailesinin en iri türündendir. Vahşi doğa koşullarında yeşil iguanalar ortalama 10-15 yıl yaşar, fakat ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakım, beslenme şartlarında 20 sene yaşayabiliyor. Ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakılıp iyi beslendiklerinde 2 metre uzunluğa ulaşabiliyorlar. Erkekleri dişilere göre daha iridirler. Ortalama ağırlıkları 8,5kilogram kadardır.
Nerede yaşarlar, cinsiyetleri nasıl belirlenir?
İguanaların cinsiyetlerini ayırt etmek için en basit yöntem iguanayı ters çevirdiğinizde erkeklerde karın-bel kısmında mevcut olan deri gözeneklerinin dişilerdeki deri gözeneklerine göre daha iri olduğunu fark edersiniz. Vahşi doğada iguanalara en çok tropik bölgelerde rastlanılır, sıcak ve nemli ortamlarda yaşamayı severler. En çok Merkezi Amerika ve Kuzey Amerikada rastlayabiliriz onlara. Hayatlarının büyük kısmını ağaçlarda geçirirler. Tırnak yapısı müsait olduğundan ve uzun kuyruklarını kullanarak ağaç gövdesi ve dallarında rahatlıkla sürünüyorlar. Çiftleşme dönemleri yaklaştığında ağaçtan inip, çiftleşiyorlar, yuva kurup, yumurta bırakıyorlar. Bir çiftleşme sonrasında 12-24 adet yumurta bırakıyorlar, toprağa gömüp, geri yaşadığı bölgeye dönüyorlar. Bazen iki dişi yumurtalarını aynı yere gömüyor.
Beslenmeleri ve vahşi yaşamları
Beslenme alışkanlıklarına göre iguanaların renkleri de farklıdır. Yeşil iguanalar vejitaryandırlar, çok fazla yeşillik sebze ve meyve tüketirler, doğada düşmanından korunmak için doğa renklerine göre kamufle olup, saklanabiliyorlar, genelde gençler ve yetişkinler ağaçların yükseklerinde yaşarlar. İguanalar çok iyi yüzücüdürler, doğada düşmanları olan vahşi kuşlar ve yılanlar iguanalara saldırır. Tehlike anında yükseklikten suya atlayıp kendilerini tehlikeden kurtarıyorlar. Çok ilginçtir ki su altında yaklaşık 30 dakika nefes almadan saklanabiliyor, yine güç ve enerjiden tasarruf etmek için kalp atış sayısı bir miktar azalıyor. Ayaklarını gövdesine paralel uzatarak ve kuyruğunu kullanarak su üzerinde mükemmel yüzerler.
Evde beslenmesi, yaşamı, bakımı
Evde beslenen Yeşil iguanaların beslenme şekli önemli, çünkü beslenmeleri sağlıklarını iyi ve kötü etkiliyor. İguanaların sindirim sistemi hayvansal protein tüketmeye uygun değildir. Gelişme çağında bir miktar hayvansal protein tüketimi onların büyümeleri için önemlidir, fakat çok tüketildiğinde 3-5 yaşına gelen iguanaların ölümüne sebep oluyor. Bunun nedeni fazla alınan hayvansal protein sindirimde etkili olan iç organlara ciddi boyutlarda zarar veriyor, karaciğer, böbreklerde fonksiyonlar bozuluyor. Bir iguananın tüketeceği yemin %70-80 oranında yeşillik içermeli, %15 sebze; % 10-15 oranlarında meyve içermelidir, haftada bir yemlerine bir miktar kalsiyum da katılmalıdır.
Ev ortamında yaşayan iguanalar için bir çok faktöre dikkat etmek gerekiyor. Bir kere iguanaların evde yaşayacağı ortamı özenle hazırlamak lazım. Bunun için büyük kafes ve ya terrarium alabilirsiniz. İguanaya doğal ortamdan uzaklaştığını hissettirmemek için akvaryumun tavanından tabanına kadar her ayrıntıyı düşünmek zorundasınız. Kafes ölçüsü önemli, en az iguananın boyutuna göre olmalıdır. Yavru iguanalar için kafesin ideal ölçüsü 120x80x60 cm, yetişkinler için ise bu ölçü 200x200x150 cm. kadar olmalıdır. Ortamın ısısı ortalama gündüzleri 28-30 derece, gece ise 22 derece sağlanmalıdır. Terrum ve kafes için uygun ısı lambalarını petshoplarda bulabilirsiniz. Akvaryuma iç ısıyı kontrol etmek amacıyla küçük bir derece yerleştirebilirsiniz. İguanalar ağaçlarda yaşadıkları için akvaryumda da ağacın olması şart. Ağacın yönü ısı lambasına göre yerleştirilmelidir. İguana üşüdüğünde ağaca tırmanarak ısınmak için kendi yerini kendisi seçer. Lambanın yerleşimine de dikkat edilmeli, çünkü lambaya yaklaştıklarında iguanalar ağrı duyusunu fark etmeden derilerinde ciddi yanıklar açılabilir. İguanalar suya çok düşkün oldukları için terruma yerleştireceğiniz su kabı her gün temizlenip suyu yenilenmeli. Susuzluğunu gidermek için periyodik olarak su tüketir. Genel olarak su kabının ölçüsü ortalama kafesin ¼ kadarı yer tutmalıdır. Kafesin havalanması da önemli, ama iguanalar ani ısı değişimine karşı hassas olduklarından kolay hastalanabiliyorlar o yüzden hava akımının iyi ayarlanması gerekiyor. İguanaların iskelet yapısının gelişim ve güçlenmesi için D vitamini çok önemli, doğal şartlarda iguanalar D vitaminini güneş ışınları alarak karşılayabiliyorlar, yapmanız gereken şey, kafese UV ışınılı lamba yerleştirmektir. İguana periyodik banyo yapmak zorunda, bu onun deri değişimi sırasında, derinin soyulmasında kolaylık sağlıyor, suda yüzmek iguananın hareketliliğini sağlıyor ve iguanalar suyu derileriyle de absorbe edip böylece nem oranını dengeliyorlar. Evcilleşen iguanaların yaşadığı ortam periyodik temizlenmeli ve havalanmalı, ayrıca iguanaların özel bakıma da ihtiyacı var, 2-3 haftada bir tırnak ucu kesimi yapılmalı. Bir diğer önemli nokta iguananın ağız yapısı, ortalama diş sayısı 60 ile 100 adet arasında değişiyor, iguanaların dişleri şeffaftır ve devamlı yenileniyorlar, agresifleştiğinde ısırıp sahibine zarar verebilirler. İguanalar terlemezler, fazla tuzu hapşırarak dışarı atarlar, günün büyük kısmını dinlenerek geçiriyorlar.
Her şey strese sokar
Bir iguana her zaman her şeyin farkındadır, ufak bir gürültü, odada veya sahibinde en ufak bir değişiklik, örneğin gözlük takmak, evde başka bir hayvanın olması, ısı veya ışık değişimi iguanayı tedirgin edip strese sokabilir, mutsuz ve sinirli bir iguana hareketsiz olur, dokunduğunuzda ısırıp, bacak ve kollarda yaralar açabilir, ayrıca yetişkin iguananın çok güçlü ve uzun kuyruğu vardır, sinirli anında kuyruk hareketlenir , şiddetli çarpmalar yapabilir. İguanalar değişikliği sevmez, alıştığı hayat tarzını hayatının sonuna kadar devam ettirir.
Terk edilmeye dayanamaz, küsüp ölürler
İlgisiz kaldığında mutsuz olup hastalanıyor. Sahibine ne kadar mesafeli davransa da zamanla bu güvensizlik duygusu da geçer, alışmaya başlar, ama terk edildiğinde üzüntüsünden hastalanıp, beslenmediği için ölür. İguanaların en yaygın hastalıkları özellikle gençlerde gözüken mantar hastalığı, tırnak çürümesi, dış ve iç parazitler, kafesin kirliliği iguanaların hastalanmasına sebep oluyor, bu durumlarda ortamı dezenfekte edip, veteriner hekime başvurmanızda fayda vardır.
🔒 Üyelere Özel
Veteriner hekim olan Samira Alasgarova dünyayı beraberce paylaştıımıız canlılara dikkati çekiyor.. Samira Alasgarova bu hafta, ölümüne küsen, duygusal iguanaları tanıtıyor. İşte bilmediğimiz iguanalar...
Son zamanlarda iguanalar evcilleştiriliyor. Büyük şehirlerde yaşayanlar, sorunsuz bir iguanaya sahip olabilirsiniz.
Yeşil iguana, iguana ailesinin en iri türündendir. Vahşi doğa koşullarında yeşil iguanalar ortalama 10-15 yıl yaşar, fakat ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakım, beslenme şartlarında 20 sene yaşayabiliyor. Ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakılıp iyi beslendiklerinde 2 metre uzunluğa ulaşabiliyorlar. Erkekleri dişilere göre daha iridirler. Ortalama ağırlıkları 8,5kilogram kadardır.
Nerede yaşarlar, cinsiyetleri nasıl belirlenir?
İguanaların cinsiyetlerini ayırt etmek için en basit yöntem iguanayı ters çevirdiğinizde erkeklerde karın-bel kısmında mevcut olan deri gözeneklerinin dişilerdeki deri gözeneklerine göre daha iri olduğunu fark edersiniz. Vahşi doğada iguanalara en çok tropik bölgelerde rastlanılır, sıcak ve nemli ortamlarda yaşamayı severler. En çok Merkezi Amerika ve Kuzey Amerikada rastlayabiliriz onlara. Hayatlarının büyük kısmını ağaçlarda geçirirler. Tırnak yapısı müsait olduğundan ve uzun kuyruklarını kullanarak ağaç gövdesi ve dallarında rahatlıkla sürünüyorlar. Çiftleşme dönemleri yaklaştığında ağaçtan inip, çiftleşiyorlar, yuva kurup, yumurta bırakıyorlar. Bir çiftleşme sonrasında 12-24 adet yumurta bırakıyorlar, toprağa gömüp, geri yaşadığı bölgeye dönüyorlar. Bazen iki dişi yumurtalarını aynı yere gömüyor.
Beslenmeleri ve vahşi yaşamları
Beslenme alışkanlıklarına göre iguanaların renkleri de farklıdır. Yeşil iguanalar vejitaryandırlar, çok fazla yeşillik sebze ve meyve tüketirler, doğada düşmanından korunmak için doğa renklerine göre kamufle olup, saklanabiliyorlar, genelde gençler ve yetişkinler ağaçların yükseklerinde yaşarlar. İguanalar çok iyi yüzücüdürler, doğada düşmanları olan vahşi kuşlar ve yılanlar iguanalara saldırır. Tehlike anında yükseklikten suya atlayıp kendilerini tehlikeden kurtarıyorlar. Çok ilginçtir ki su altında yaklaşık 30 dakika nefes almadan saklanabiliyor, yine güç ve enerjiden tasarruf etmek için kalp atış sayısı bir miktar azalıyor. Ayaklarını gövdesine paralel uzatarak ve kuyruğunu kullanarak su üzerinde mükemmel yüzerler.
Evde beslenmesi, yaşamı, bakımı
Evde beslenen Yeşil iguanaların beslenme şekli önemli, çünkü beslenmeleri sağlıklarını iyi ve kötü etkiliyor. İguanaların sindirim sistemi hayvansal protein tüketmeye uygun değildir. Gelişme çağında bir miktar hayvansal protein tüketimi onların büyümeleri için önemlidir, fakat çok tüketildiğinde 3-5 yaşına gelen iguanaların ölümüne sebep oluyor. Bunun nedeni fazla alınan hayvansal protein sindirimde etkili olan iç organlara ciddi boyutlarda zarar veriyor, karaciğer, böbreklerde fonksiyonlar bozuluyor. Bir iguananın tüketeceği yemin %70-80 oranında yeşillik içermeli, %15 sebze; % 10-15 oranlarında meyve içermelidir, haftada bir yemlerine bir miktar kalsiyum da katılmalıdır.
Ev ortamında yaşayan iguanalar için bir çok faktöre dikkat etmek gerekiyor. Bir kere iguanaların evde yaşayacağı ortamı özenle hazırlamak lazım. Bunun için büyük kafes ve ya terrarium alabilirsiniz. İguanaya doğal ortamdan uzaklaştığını hissettirmemek için akvaryumun tavanından tabanına kadar her ayrıntıyı düşünmek zorundasınız. Kafes ölçüsü önemli, en az iguananın boyutuna göre olmalıdır. Yavru iguanalar için kafesin ideal ölçüsü 120x80x60 cm, yetişkinler için ise bu ölçü 200x200x150 cm. kadar olmalıdır. Ortamın ısısı ortalama gündüzleri 28-30 derece, gece ise 22 derece sağlanmalıdır. Terrum ve kafes için uygun ısı lambalarını petshoplarda bulabilirsiniz. Akvaryuma iç ısıyı kontrol etmek amacıyla küçük bir derece yerleştirebilirsiniz. İguanalar ağaçlarda yaşadıkları için akvaryumda da ağacın olması şart. Ağacın yönü ısı lambasına göre yerleştirilmelidir. İguana üşüdüğünde ağaca tırmanarak ısınmak için kendi yerini kendisi seçer. Lambanın yerleşimine de dikkat edilmeli, çünkü lambaya yaklaştıklarında iguanalar ağrı duyusunu fark etmeden derilerinde ciddi yanıklar açılabilir. İguanalar suya çok düşkün oldukları için terruma yerleştireceğiniz su kabı her gün temizlenip suyu yenilenmeli. Susuzluğunu gidermek için periyodik olarak su tüketir. Genel olarak su kabının ölçüsü ortalama kafesin ¼ kadarı yer tutmalıdır. Kafesin havalanması da önemli, ama iguanalar ani ısı değişimine karşı hassas olduklarından kolay hastalanabiliyorlar o yüzden hava akımının iyi ayarlanması gerekiyor. İguanaların iskelet yapısının gelişim ve güçlenmesi için D vitamini çok önemli, doğal şartlarda iguanalar D vitaminini güneş ışınları alarak karşılayabiliyorlar, yapmanız gereken şey, kafese UV ışınılı lamba yerleştirmektir. İguana periyodik banyo yapmak zorunda, bu onun deri değişimi sırasında, derinin soyulmasında kolaylık sağlıyor, suda yüzmek iguananın hareketliliğini sağlıyor ve iguanalar suyu derileriyle de absorbe edip böylece nem oranını dengeliyorlar. Evcilleşen iguanaların yaşadığı ortam periyodik temizlenmeli ve havalanmalı, ayrıca iguanaların özel bakıma da ihtiyacı var, 2-3 haftada bir tırnak ucu kesimi yapılmalı. Bir diğer önemli nokta iguananın ağız yapısı, ortalama diş sayısı 60 ile 100 adet arasında değişiyor, iguanaların dişleri şeffaftır ve devamlı yenileniyorlar, agresifleştiğinde ısırıp sahibine zarar verebilirler. İguanalar terlemezler, fazla tuzu hapşırarak dışarı atarlar, günün büyük kısmını dinlenerek geçiriyorlar.
Her şey strese sokar
Bir iguana her zaman her şeyin farkındadır, ufak bir gürültü, odada veya sahibinde en ufak bir değişiklik, örneğin gözlük takmak, evde başka bir hayvanın olması, ısı veya ışık değişimi iguanayı tedirgin edip strese sokabilir, mutsuz ve sinirli bir iguana hareketsiz olur, dokunduğunuzda ısırıp, bacak ve kollarda yaralar açabilir, ayrıca yetişkin iguananın çok güçlü ve uzun kuyruğu vardır, sinirli anında kuyruk hareketlenir , şiddetli çarpmalar yapabilir. İguanalar değişikliği sevmez, alıştığı hayat tarzını hayatının sonuna kadar devam ettirir.
Terk edilmeye dayanamaz, küsüp ölürler
İlgisiz kaldığında mutsuz olup hastalanıyor. Sahibine ne kadar mesafeli davransa da zamanla bu güvensizlik duygusu da geçer, alışmaya başlar, ama terk edildiğinde üzüntüsünden hastalanıp, beslenmediği için ölür. İguanaların en yaygın hastalıkları özellikle gençlerde gözüken mantar hastalığı, tırnak çürümesi, dış ve iç parazitler, kafesin kirliliği iguanaların hastalanmasına sebep oluyor, bu durumlarda ortamı dezenfekte edip, veteriner hekime başvurmanızda fayda vardır.
🔒 Üyelere Özel
Veteriner hekim olan Samira Alasgarova dünyayı beraberce paylaştıımıız canlılara dikkati çekiyor.. Samira Alasgarova bu hafta, ölümüne küsen, duygusal iguanaları tanıtıyor. İşte bilmediğimiz iguanalar...
Son zamanlarda iguanalar evcilleştiriliyor. Büyük şehirlerde yaşayanlar, sorunsuz bir iguanaya sahip olabilirsiniz.
Yeşil iguana, iguana ailesinin en iri türündendir. Vahşi doğa koşullarında yeşil iguanalar ortalama 10-15 yıl yaşar, fakat ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakım, beslenme şartlarında 20 sene yaşayabiliyor. Ev koşullarında yaşayan iguanalar iyi bakılıp iyi beslendiklerinde 2 metre uzunluğa ulaşabiliyorlar. Erkekleri dişilere göre daha iridirler. Ortalama ağırlıkları 8,5kilogram kadardır.
Nerede yaşarlar, cinsiyetleri nasıl belirlenir?
İguanaların cinsiyetlerini ayırt etmek için en basit yöntem iguanayı ters çevirdiğinizde erkeklerde karın-bel kısmında mevcut olan deri gözeneklerinin dişilerdeki deri gözeneklerine göre daha iri olduğunu fark edersiniz. Vahşi doğada iguanalara en çok tropik bölgelerde rastlanılır, sıcak ve nemli ortamlarda yaşamayı severler. En çok Merkezi Amerika ve Kuzey Amerikada rastlayabiliriz onlara. Hayatlarının büyük kısmını ağaçlarda geçirirler. Tırnak yapısı müsait olduğundan ve uzun kuyruklarını kullanarak ağaç gövdesi ve dallarında rahatlıkla sürünüyorlar. Çiftleşme dönemleri yaklaştığında ağaçtan inip, çiftleşiyorlar, yuva kurup, yumurta bırakıyorlar. Bir çiftleşme sonrasında 12-24 adet yumurta bırakıyorlar, toprağa gömüp, geri yaşadığı bölgeye dönüyorlar. Bazen iki dişi yumurtalarını aynı yere gömüyor.
Beslenmeleri ve vahşi yaşamları
Beslenme alışkanlıklarına göre iguanaların renkleri de farklıdır. Yeşil iguanalar vejitaryandırlar, çok fazla yeşillik sebze ve meyve tüketirler, doğada düşmanından korunmak için doğa renklerine göre kamufle olup, saklanabiliyorlar, genelde gençler ve yetişkinler ağaçların yükseklerinde yaşarlar. İguanalar çok iyi yüzücüdürler, doğada düşmanları olan vahşi kuşlar ve yılanlar iguanalara saldırır. Tehlike anında yükseklikten suya atlayıp kendilerini tehlikeden kurtarıyorlar. Çok ilginçtir ki su altında yaklaşık 30 dakika nefes almadan saklanabiliyor, yine güç ve enerjiden tasarruf etmek için kalp atış sayısı bir miktar azalıyor. Ayaklarını gövdesine paralel uzatarak ve kuyruğunu kullanarak su üzerinde mükemmel yüzerler.
Evde beslenmesi, yaşamı, bakımı
Evde beslenen Yeşil iguanaların beslenme şekli önemli, çünkü beslenmeleri sağlıklarını iyi ve kötü etkiliyor. İguanaların sindirim sistemi hayvansal protein tüketmeye uygun değildir. Gelişme çağında bir miktar hayvansal protein tüketimi onların büyümeleri için önemlidir, fakat çok tüketildiğinde 3-5 yaşına gelen iguanaların ölümüne sebep oluyor. Bunun nedeni fazla alınan hayvansal protein sindirimde etkili olan iç organlara ciddi boyutlarda zarar veriyor, karaciğer, böbreklerde fonksiyonlar bozuluyor. Bir iguananın tüketeceği yemin %70-80 oranında yeşillik içermeli, %15 sebze; % 10-15 oranlarında meyve içermelidir, haftada bir yemlerine bir miktar kalsiyum da katılmalıdır.
Ev ortamında yaşayan iguanalar için bir çok faktöre dikkat etmek gerekiyor. Bir kere iguanaların evde yaşayacağı ortamı özenle hazırlamak lazım. Bunun için büyük kafes ve ya terrarium alabilirsiniz. İguanaya doğal ortamdan uzaklaştığını hissettirmemek için akvaryumun tavanından tabanına kadar her ayrıntıyı düşünmek zorundasınız. Kafes ölçüsü önemli, en az iguananın boyutuna göre olmalıdır. Yavru iguanalar için kafesin ideal ölçüsü 120x80x60 cm, yetişkinler için ise bu ölçü 200x200x150 cm. kadar olmalıdır. Ortamın ısısı ortalama gündüzleri 28-30 derece, gece ise 22 derece sağlanmalıdır. Terrum ve kafes için uygun ısı lambalarını petshoplarda bulabilirsiniz. Akvaryuma iç ısıyı kontrol etmek amacıyla küçük bir derece yerleştirebilirsiniz. İguanalar ağaçlarda yaşadıkları için akvaryumda da ağacın olması şart. Ağacın yönü ısı lambasına göre yerleştirilmelidir. İguana üşüdüğünde ağaca tırmanarak ısınmak için kendi yerini kendisi seçer. Lambanın yerleşimine de dikkat edilmeli, çünkü lambaya yaklaştıklarında iguanalar ağrı duyusunu fark etmeden derilerinde ciddi yanıklar açılabilir. İguanalar suya çok düşkün oldukları için terruma yerleştireceğiniz su kabı her gün temizlenip suyu yenilenmeli. Susuzluğunu gidermek için periyodik olarak su tüketir. Genel olarak su kabının ölçüsü ortalama kafesin ¼ kadarı yer tutmalıdır. Kafesin havalanması da önemli, ama iguanalar ani ısı değişimine karşı hassas olduklarından kolay hastalanabiliyorlar o yüzden hava akımının iyi ayarlanması gerekiyor. İguanaların iskelet yapısının gelişim ve güçlenmesi için D vitamini çok önemli, doğal şartlarda iguanalar D vitaminini güneş ışınları alarak karşılayabiliyorlar, yapmanız gereken şey, kafese UV ışınılı lamba yerleştirmektir. İguana periyodik banyo yapmak zorunda, bu onun deri değişimi sırasında, derinin soyulmasında kolaylık sağlıyor, suda yüzmek iguananın hareketliliğini sağlıyor ve iguanalar suyu derileriyle de absorbe edip böylece nem oranını dengeliyorlar. Evcilleşen iguanaların yaşadığı ortam periyodik temizlenmeli ve havalanmalı, ayrıca iguanaların özel bakıma da ihtiyacı var, 2-3 haftada bir tırnak ucu kesimi yapılmalı. Bir diğer önemli nokta iguananın ağız yapısı, ortalama diş sayısı 60 ile 100 adet arasında değişiyor, iguanaların dişleri şeffaftır ve devamlı yenileniyorlar, agresifleştiğinde ısırıp sahibine zarar verebilirler. İguanalar terlemezler, fazla tuzu hapşırarak dışarı atarlar, günün büyük kısmını dinlenerek geçiriyorlar.
Her şey strese sokar
Bir iguana her zaman her şeyin farkındadır, ufak bir gürültü, odada veya sahibinde en ufak bir değişiklik, örneğin gözlük takmak, evde başka bir hayvanın olması, ısı veya ışık değişimi iguanayı tedirgin edip strese sokabilir, mutsuz ve sinirli bir iguana hareketsiz olur, dokunduğunuzda ısırıp, bacak ve kollarda yaralar açabilir, ayrıca yetişkin iguananın çok güçlü ve uzun kuyruğu vardır, sinirli anında kuyruk hareketlenir , şiddetli çarpmalar yapabilir. İguanalar değişikliği sevmez, alıştığı hayat tarzını hayatının sonuna kadar devam ettirir.
Terk edilmeye dayanamaz, küsüp ölürler
İlgisiz kaldığında mutsuz olup hastalanıyor. Sahibine ne kadar mesafeli davransa da zamanla bu güvensizlik duygusu da geçer, alışmaya başlar, ama terk edildiğinde üzüntüsünden hastalanıp, beslenmediği için ölür. İguanaların en yaygın hastalıkları özellikle gençlerde gözüken mantar hastalığı, tırnak çürümesi, dış ve iç parazitler, kafesin kirliliği iguanaların hastalanmasına sebep oluyor, bu durumlarda ortamı dezenfekte edip, veteriner hekime başvurmanızda fayda vardır.
🔒 Üyelere Özel
İguananız İçin En Uygun Gıda
İguanalar vejeterjan olmalı
Yeşil iguanalar tamamen vejeteryan bir diyetle beslenmeli. Bu diyet %95 sebze ve ticari olarak hazırlanmış iguana yemi, %5 oranında da meyve içermelidir. Meyveler iguananın içinden hoşuna gidenleri seçebileceği şekilde sunulmamalıdır.
Sorumluluğunu bilen bir hayvan sahibi sürüngenine düzgün ve kaliteli bir beslenme sunmalıdır. Bazı sürüngenler çocuklar gibidir. Sevdikleri şeyleri yerler, sevmediklerini yemezler. İguana da bu konuda çok seçici bir hayvandır.
Eğer sizin iguananız da böyle seçici ise, severek yediği gıdaların sayısı çok az ise endişelenmeyin. Dengeli bir beslenme sağlamanın birkaç kolay yolu var.
Parçalara ayrılmış gıdalar
Eğer gıdalar kabaca birbirlerinden ayrılabilecek durumdalar ise iguananız beğendiğini alacak ve besleyici kısmı seçmeyip yemeyebilecektir. Bunun için gıdayı daha fazla parçalayın, rendeleyin. Böylece ona seçme imkanı vermemiş olursunuz ve daha dengeli beslenir.
Genç iguanaların beslenmesi
Yavru iguanalar her gün beslenmelidir. İlk yıl hızla büyürler ve iskeletlerinde bir deformasyonun oluşmaması için çok dengeli beslenmelidirler. İki yaşına geldiklerinde gün aşırı beslenebilirler. Düzgün bir diyet gayet önemlidir ancak iguanaların kalsiyumu iyi bir şekilde absorbe edebilmeleri için cam veya plastik yüzeye maruz kalmamış direkt gün ışığına ihtiyaçları vardır.
Kertenkeleniz temel olarak yeşil sebzelerle beslenmelidir. Buna ek olarak diğer sebzelerle, ticari mamalarla ve az miktarda meyve ile diyeti destekleyebilirsiniz.
İguananız kedi ve köpek mamasını kesinlikle yememelidir. Bu tür gıdaların iguana diyetinde asla yeri olmamalıdır. Ayrıca kedi, köpek için kullanılan bisküvi ve ödül tabletleri de iguananıza zararlıdır. İçerdikleri D3 vitamini miktarı iguananız için yüksek miktardadır ve iç organlarında kalsiyum birikimine (mineralizasyonuna) neden olur. Ayrıca bu tür mamalardaki yağ ve protein oranı da iguanalar için yüksek miktarlardadır.
Diyetin %5`i bol kalsiyum içeren meyvelerden oluşmalıdır. Bunlar:
Üzüm
İncir
Ahududu
Mango
Ayrıca elma, erik, şeftali, yaban mersini, kavun armut, domates, kivi, çilek, muz da bulara eklenebilir.
Ticari mamalar
ABD`de ve birçok Avrupa ülkesinde pet shop`larda iguana maması bulunmasına rağmen ülkemizde talep yetersizliği nedeniyle henüz bulunmamaktadır.
Su ihtiyacı
İguanalar su ihtiyaçlarının çoğunu aldıkları gıdalardan karşılarlar. Bunun için gıdaların taze olmasına dikkat edin. İguanalar bir kaptan su içmeyebilirler. Ama yine de bir kap bulundurmakta fayda vardır. iguanalara haftada birkaç defa yüzebilecekleri, su içebilecekleri, egzersiz yapabilecekleri ılık su dolu havuzlar vb. temin etmek gerekir. Egzersiz sırasında defekasyon (dışkılama) normaldir. Kendi kullandığınız küvetlere iguananızı sokmamaya özen gösterin. Eğer bunu yapmak zorunda kalırsanız iguananız banyosunu aldıktan sonra küveti dezenfekte ediniz.
Normal vücut ısısı
Gıdaların normal sindirimi için iguanaların uygun ısıda tutulmaları gerekir. İguanaların yaşayabilmeleri için uygun ısı gün içinde 29-32° C olmalı, geceleyin bu ısı 21° C`ın altına düşürülmelidir. Kafesin içine termometre konup bu ısılar kontrol edilmelidir.
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
Yeşil iguanaların baskın rengi yeşil renktir, ama gerçekte mavi ve gri rengine sahiptirler. İguanaların renginde kalıtsal değişmeler vardır. Bazılarının renkleri daha kahverengi gözükebilir, bazı türlerde ise neredeyse bir turkuvaz mavisi olabilir. Çok fazla olmasa da, albino iguanalar da bulunmaktadır.
Genç iguanalar, genellikle daha parlak yeşil renklere sahiptirler. Gerçekte derilerinin yapısı retikula tabakasından meydana gelmiştir. Doğal ortamlarında, parlak yaprakların arasında yaşadıkları için kamufle olmalarını sağlar. Yaşlandıkça yeşil renkleri parlaklığını yitirir. Yaşlı iguanaların başları gri renkte görünür hatta neredeyse beyaza yönelir.
Çevresi, özellikle sıcaklık, bir iguananın rengini etkileyebilir. İguanalar,çevre ısısı soğuksa daha koyu olmaya yönelir. Sıcaklığa yanıt olarak renk değiştirmesi, "Physiological thermoregulation " olarak adlandırılır. Daha koyu renge ek olarak, bir iguana, desenlerini de geliştirebilir ve değiştirebilir. Deri değişimi sırasında, bir iguananın derisi, soluk gözükebilir, gri renkte veya sarımtırak-gri renk alabilir.
Görülen hastalıklar
Fungal (mantar) hastalıklarında, derilerinin rengi koyulaşır, karaciğer hastalıklarında ise mukozaların rengi sarıya döner. Yanıklarda siyah renk oluşumu gözlenir. Derinin bakterilerle ilgili hastalıkları, çoğunlukla, "Scale rot" adlandırılır veya "Kabarcıkla ilgili dermatit" olarak isimlendirillir. Başta derinin kabartılarına neden olur ve ilerledikçe derinin kahverengi-siyah renk almasına yol açar. En önemli nedenleri, ortamın hijyeni ve fazla nemli olmasıdır. Bu hastalık tehlikelidir ve ölümcül olabilir.
Ağır parazit enfestasyonları, sindirim sistemi hastalıkları veya kabızlık, kötü beslenme ve diğer kronik hastalıklar, koyu kahverengi renk veya renkte neredeyse siyah-hardal sarısı karışımı rengi almasına sebep olabilir. Ayrıca, stres faktörleri de renk değişimlerine neden olur.
Renal hastalıklar iguanalarda çok tehlikelidir, ölümcül sonuçlar doğurabilir. İguanalarda renal hastalıkları teşhis etmek zordur, çünkü ürogenital anatomisi diğer evcil hayvanlardan farklıdır. Bu yüzden, anatomilerini iyi bilmek gerekir. Beslenme sırasında, erkek iguananın seksüel segmenti şişmiş ve pembemsi görülebilir. Bu anormal bir durum değildir. İguanalarda, renal portal sistem, böbrekler ve kuyruk sokumu arasında ilgili damarlar (iliac ve uyluk kemiğine ait damarlar) ile bağlantı sağlandığı için, ilaçların vücudun ön yarısından verilmesi uygundur. Böylece böbrek bozuklukları (nefro-toxication) riskini en aza indirmiş oluruz.
Böbrek hastalıklarında en önemli faktörler, bakım ve beslenme şartlarıdır. Ektotermal poiklotherm (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduklarından çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen ılık ortam ararlar. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38 derece, ılıman bölge türleri için 20-35 derece olmalıdır.
Barınakta, altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş kullanılabilir. Bazı türler için barınaklarının cam duvarının yerden 20 cm lik kısmının siyaha boyanması hayvanın kendini güvende hissetmesi bakımından önemlidir. Altlığın gevşek malzemeden olması beslenme sırasında, bu malzemenin de gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Bu nedenle beslemenin ayrı bölümde gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir.
Klinik Belirtiler
İguanalarda, böbrek bozukluklarında, zayıflama, sebepsiz uyuşukluk, şişkinlik, kabızlık, deri renginde sürekli koyulaşma görülür. Eğer tedavi edilmezse, kronik renal yetmezlik oluşur ve sık idrar oluşumuna ve geri dönüşümü olmayan böbrek bozukluğuna gidebilir. Gut hastalığı da böbrek bozukluğuna benzetilebilir.
Sağaltım
Öncelikle hayvanın bakım ve beslenme şartlarının uygun hale getirilmesi gerekir. Sıvı tedavisi (25 ml/kg/gün) ve uygun antibiyotik uygulamasına başlanır. Kabızlık için amphojel ya da lactulose kullanılabilir. İguana için gerekli testlerin yapılması ve uygun mineral maddelerin verilmesi gerekir. Elektrolitler, kalsiyum, fosfor, PCV, vücut ağırlığı, iştah, işeme, ve dışkılamayı izlemek, kontrol altında tutmak önemlidir.
Erişkin iguanalarda cinsiyet tayini :
Bazı türler seksüel dimorfizm gösterir. Seksüel dimorfizm göstermeyenlerde, erkeklerde vent arkadan sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkekler daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır. Hiç çiftleşmemiş erkekler beslenmede daha saldırgan olabilirler. Dişilerde yumurtalıklar ve yumurta kanalları vardır. İguanalar yumurtlayıcı hayvanlardır.
Derinin hastalıkları
Ektoparazitler : Keneler, iguanalar için önemli bir problemdir. Deride, bir çok yerde, yara alanlarına neden olur. `` kara nokta hastalığı `` olarak adlandırılır. Ayrıca diğer viral ve bakteriyel hastalıkları da iguanaya bulaştırmada rol oynarlar. Antiparaziter ilaçlar (ivermectin, fipronil) ile tedavi edilebilir.
Termik yanıklar : Bakım ve çevre şartlarının uygun olmadığı durumlarda oluşabilir. Isı sistemlerinin aşırı sıcaklıkta olması, aşırı ısınmış kayalar ve diğer malzemeler neden olabilir. Sistemik antibiyotikler ve deride yanan bölgenin acil olarak tedavi edilmesi gerekir.
Aşırı nem, düşük çevre ısısı, beslenme bozukluğu, stres ve bakım şartlarının kötü olması mantar hastalıklarının gelişmesinde hazırlayıcı faktörlerdir. Tabanı çimentodan yapılmış havuzlarda tutulan iguanaların ayaklarında mantar enfksiyonuna bağlı şişkin yaralar oluşur. Fungal pomatlar tedavide kullanılabilir. Hastaların güneş ışığına çıkarılması da yararlıdır.
Tutma
İguanaların çoğu, omuzlarının yakınından baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla çevrelenir. Genelde, tutulduklarında kuyruklarını pelvik çukura gizlerler. Yeşil iguana gibi büyük iguanaların keskin tırnakları vardır, bu nedenle eldivenle tutulması gerekebilir. Bazı türlerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük türlerde, kuyruk savurma durumundan dolayı, tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.
Burada verilen sağlık bilgileri, sadece eğitim amaçlıdır ve bir veteriner hekimi ile yapılan görüşmelerin yerine geçmez. Bu yazı eğlendirmenin yanı sıra bilgilendirme amaçlı bir yazıdır. Sitedeki sağlık bilgileri, tanı, tedavi ve profesyonel sağlık hizmetinin yerini tutamaz.
Ulaş İbrahim BOZKURT®
bütün gün balkonumda emniyetli bir şekilde (kuşlardan zarar gelmeyecek bir şekilde) güneşlenen igubaba`nın buna rağmen uv lambasına ihtiyacı varmı? bilen biri yanıtlayabilirmi. şimdiden teşekkür ediyorum.
83 cm boyunda gayet sağlıklı uysal iguana (BetoO) erkek çok büyüdü artık o yüzden satıyorum evdekilerle anlaşamıyo:) No: 🔒 Üyelere Özel İST/K.Çekmece msn 🔒 Üyelere Özel
Üyelere Özel İçerik
Bu bilgi üyelere özeldir. Görüntülemek için giriş yapın veya üye olun.