Aslın bu tür davranışları doğal karşılamalısın, tavşanlarda bizler gibi çeşitli dönemlerden geçerler. dediğin yaş aralığı bizlerdeki ergenlik çağı gibi bir dönem. bu dönemlerde biraz huysuz, dışa dönük, kendi özgürlüğüne düşkün olurlar. hatta doğumdan sonra gösterdikleri davranış özellikleri özetle şöyle olur; ilk üç ay tamamen edilgendir, uysal ve sevilmeye müsait. bu zamanlarda sağdece kendi çevresini algılar yani kafesini, kafesinin dışındaki alanı farketmez. 3-4 aylık olduğunda kafesinin dışını algılamaya ve merak etmeye başlar. dışarı çımayı hem ister hemde korkar. bu iki istek arasında genelde gün içinde sakindir, ama belli zamanlarda (ki oldukça dakiktirler) kafesin zemini tekmelemeye başlar. dışarı çıkmak için delirmez ama isteğini belli eder yeri tekmeleyerek. 4-5 aylık olduğunda işte dışarı çıkmak ve başka aktiviteler için çıldırmaya başladığı zamandır. senin tavşanında büyük ihtimalle bu dönemde.
Daha zaten bir hafta gibi kısa bir süredir birliktesiniz, seni şu anda sahibi, arkadaşı vs gibi görmüyor. onun için şu anda sen sağdece yemek kaynağı, okşama makinesi gibi nesnel bir durumdasın. kafesi açtığında okşamana izin vermesi "bu şey bana zarar vermez" gibi bir iç güdüden kaynaklıdır.onu alıp dışarı bıraktığında esaret zincirleri kırıp tanımadığı şeyleri tanımaya başlar (yani kemirir, tırmalar, itekler, sürtünür). o durumda artık gözü başka bişey görmez. tekrar kafese koymak için eline aldığında bu kucaklamayı geri dönüş olarak görür ve elbetteki senden kurtulmaya çalışır (tırmalar, kıvranır hatta ısırır). bu aktiviteler içerisinde çabuk yorulur çünkü kasları aktif değildir, bizlerdeki formsuzluk olarak değerlendirilebilir. yorulduğunda yere uzanır ve çok hızlı soluk almaya başlar. bu durumda okşamana izin vermesi karşı koyucak yada başka şeylere yönelicek takatinin kalmamasındandır.
senin sesine ve komutlarına tepki vermesi için daha çok uğraşman gerekiyor, çün seni tanımıyor ve önemsemiyor. bu yaş aralıklarında bu daha zor olur, çünkü yavruyken sana alışması daha kolaydır.
şu yaş aralığında eğitmek için bir kaç ufak tiyo vermek gerekirse, yapmasını istemediğin şeyleri yapmaya başlayınca sesle uyarma (bağırarak "hayır" falan deme) , uyarmak için daha net ve kısa ses çıkaran şeyleri kullan (ellerini çırp, parmaklarını şıklat, yada ağzınla çık falan gibi sesler çıkar) çünkü bizim kullandığımız ses frekans olarak daha düşüktür, tavşan kulakları yüksek frekanslı seslere daha duyarlıdır. çıkarttığın seslere tepki vermeye başladığında ismini yada diğer kelime içeren konutları vermeye başlayabilirsin. ama tam anlamıyla iletişim kurmanız için en az 3-4 ay daha seni peşinde koşturacaktır. (bizin 1,5 yaşında fındık adında bi oğlumuz var. kalemi atıp "getir" dediğimde getiriyor, elimi göğsüme vurup "çık" dediğim zaman kucağıma çıkıyor, hatta kapı açıyor diyebilirim ama şahit olmadım. bunuda şuna dayanarak söylüyorum: sabahın köründe odasını kapısı kapalıyken (bu na eminiz) biz uyurken yatağa çıkıp burnumu yalıyarak beni uyandırdı ve yemek kovasını tekmeliyerek yanına çağırdı ve ben yemek verinceye kadar susmadı, meğer karnı acıkmış).
sabırlı olursan doğru teknikleri kullanırsan bu ufaklıkları eğitebirsin.
1 kaç ay sonra en zorlu zamanı gelicek ve çiftleşme olgunluğuna erişicek. o zaman kemirilmiş kapılara, uykusuz gecelere, tırmalanmalara hazırlıklı ol. ama 9-10 aylık olduğunda artık erişkin olmaya başlıyacağından bu tür sorunlar minimuma inicektir.
ha birde parazit aşısını yaptırmanda yarar var. her nekadar vediğin yemlerin veya bulunduğu yerin sağlıklı olduğunu düşünürsen düşün, çok az olasılık olsada parazit barındırabilirler.
umarım yardımcı olabilmişimdir...